Symi Adası, huzur arayanlar için!


Manzaranın, doğanın, huzurun ve lezzetin tadına doyacağınız küçük bir ada. Aynı zamanda bu kadar güzel olup gerçek ruhunu kaybetmemiş, bozulmamış nadir yerlerden biri. Adanın halkı din ile gerçekten güçlü bağlara sahip bu nedenle adada dini bayramların yeri oldukça fazla ve önemlidir. Bu dini bayramların her biri ada genelinde festival havasında kutlanıyor. Eğer Simi’yi ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, seyahat tarihlerinizi bu bayramlardan birine denk getirerek geleneksel Simi eğlencesine şahit olabilirsiniz.


Simi Adasına gitmek için iki seçeneğiniz var . Bodrum-Simi feribotları ve Datça-Simi feribotları. Bodrum’dan yaz aylarında Simi Adasına feribot seferleri yapılıyor. 90 dk süren bir yolculuk ile ulaşabiliyorsunuz . Symi, Pireas limanından Simi adasına sık saatlerde gemiler kalkar. Yolculuk 12 veya 14 saat sürer ve başka adalarda bir sürü duraklar gerçekleşir. Adalar arasıda feribot bağlantısı vardır : Rodos, Kalimnos, Kos,Leros, Lipsi, Nisiros, Patmos, Tilos.


Simi Adası’nın 14. yüzyıla kadar olan geçmişi hakkında çok az şey biliniyor olsa da antik Yunan tarihçilerinin eserleri, Yunan mitolojileri ve adadaki arkeolojik kalıntılar adanın köklü bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Ada, şuanda Yunanistan egemenliğinde bulunan Oniki Adalar zincirinin bir parçasıdır.

Tarih boyunca Roma ve Bizans imparatorluklarının egemenliği altına giren Simi Adası, 1373 senesinde St. John Şövalyeleri tarafından ele geçirilmiştir. 1522 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Rodos’u fethi ile Osmanlı egemenliği altına girmiş ve Rodos sancağına bağlı bir kaza olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Dört asır boyunca, 1912 yılına kadar Osmanlı egemenliği altında kalan ada 1912’de dahil olduğu Oniki Adalar ile İtalyanlara bırakılmıştır. Son olarak ise 1948 yılında Yunanistan sınırları içerisine dahil edilmiştir. Geçen süreç içerisinde ada Aigli, Metapontis, Kariki, Sömbek gibi farklı isimler ile anılmıştır.
Ada bilinen tarihinin yanında mitolojide de ilginç bir geçmişe sahiptir. Mitolojiye göre ada ismini ‘Nymph Syme’ isimli su perisinden almıştır. Bu su perisinin ve denizlerin tanrısı Poesidon’un ilişkilerinden doğan Hthonios adanın ilk yerleşimcilerinin lideri sayılmaktadır.

Yüzyıllar boyunca sünger ticareti ve gemi üreticiliği ile geçimini sağlayan ada günümüzde gittikçe popülerleşen bir turizm noktası haline geliyor. Oniki Adalar arasında en küçüklerinden biri olan ada, İtalyan kasabalarını andıran farklı mimarisi ve sıcakkanlı halkı ile oldukça ilgi çekmektedir. Simi’de huzur, eğlence, lezzet, kültür ve tarih her şeyi bulabilirsiniz. Adaya –özellikle adanın en güzel zamanları olan bahar veya yaz aylarında- programınıza göre ayıracağınız 2 ya da 3 gün ile keyifli bir tatil yaşayabilirsiniz.


Adada beş şehir vardır: Hora, Emborios, Maratunda, Pedi ve Panormitis.

Hora

Adanın baş kenti Horadır. Horanın etrafında iki küçük köy bulunmaktadır, Gialos ve Horio yada Ano Simi. En eski bölge Horiodur ve güven nedeniyle Kalenin etrafında dağın eteklerine inşa edilmiştir. Gialos Kali Strata ile 500 taştan merdiven aracıyla birleşir. Taş merdivenler eskiden adanın ticari yollu olduğu için orada bulunan konaklar sizi büyüleyecektir. Korsan korkusu yok olduktan sonra Horio denize doğru uzanmaya başladı ve böylece Gialos köyü oluştu. Gialos adanın en güvenli limanıdır. Eskiden Simi kaptanlarının ve tüccarlarının evlerinin bulunduğu bölgeymiş. Günümüzde ise adanın idari ve turistik meydanı olarar bilinir. Nerdeyse tüm adanın halk hizmet kurumları ve banka subeleri orda bulunmaktadır.

Emborios

Siminin ikinci limanıdır ve adanın batı tarafında bulunur. Zamanla gelişmiş turizm tesisine dönüşmüştür. Emborios geleneksel bölge olarak adlandırılmıştır ve.

Horadan 2 kilometro sonra karşınıza grafik, sahil boyuna uzanan Pedi cıkacaktır. Pedi yemyeşil bir bölgedir. Zeytin ağaçları, asmalar, meyve ağaçları ve göz kamaştırıcı plajı ile sizi büyüleyecektir. Turizm acısından gelişmiş bir bölge olduğu için cok sayıda oteller ve kiralık odalar bulabilirsiniz. Pedi de geleneksel bölge olarak bilinir.

Panormitis

Taksiarxis Mihail manastırı, belkide adanın en önemli dini anıtlarından biri Panormitiste bulunmaktadır. Manastırın inşaıtı adanın folklor yapısı yüzünden halkın hürmet duygusuyla bağlaşıyor.Yaz aylarında manastırın odalarında tatilciler küçük bir para karşılığında gecelerini geçirebilirler.


Simi Adası, Neoklasik mimarinin hakim olduğu limanının ve el değmemiş Yunan adası atmosferinin yanında plajlarıyla da oldukça cezbedici bir ada. Mayıs ayından Ekim ayına kadar denize girebileceğiniz adada birbirinden güzel plajların yanında gizli kalmış doğa harikası koylar da bulunuyor. Masmavi suların kenarında huzurlu bir tatil geçirmek isteyenler için Simi mükemmel bir seçenek.

Agios Nikolaos ya da St. Nick, adanın en ünlü plajlarından biri. Altın sarısı kumları, masmavi ve dümdüz denizinin yanında plajda bir bar ve taverna da bulunuyor. Plajda şemsiye ve şezlong kiralayabileceğiniz gibi ağaçların yarattığı doğal gölgelerin altında havlularınızla da vakit geçirebilirsiniz. Agios Nikolaos, sahilin dümdüz ve denizin sığ olmasından dolayı özellikle çocuklarla zaman geçirmek için ideal bir plajdır. Merkezdeki limandan ya da Pedi Koyu’ndan deniz taksiler ile 20 dakikada ulaşım sağlayabilirsiniz. Ayrıca Pedi’den kayalıkların üzerindeki kırmızı halkaları takip ederek plaja yürüyerek ulaşmak da mümkündür.
Agia Marina, Pedi’nin girişinin kuzey tarafından bulunur. Pedi’den yürüyerek ve deniz taksiler ile ulaşabileceğiniz gibi merkezdeki limandan da deniz taksiler ile ulaşabilirsiniz. Agia Marina plajı adada denizin en berrak olduğu koylardan biridir. Deniz altındaki yaşama meraklıysanız burada şnorkel ile oldukça keyifli zamanlar geçirebilirsiniz. Koyda bir de plajın atmosferini daha da güzelleştiren kıyıya yüzerek ulaşılabilecek kadar yakın, bir kiliseye ev sahipliği yapan küçük bir ada bulunmaktadır. Ayrıca plajda kiralayabileceğiniz şezlong ve şemsiyeler ile bir taverna vardır.

Nanou Plajı, dik yamaçlar ile gizlenmiş upuzun bir koyda yer alır. Su aşırı temiz ve berraktır. Özellikle kıyıdan ilerledikçe çıplak gözle bile denizin dibindeki canlıları görebilirsiniz. Sahili orta boy çakıllardan oluştuğu için çocuklu aileler tarafından çok tercih edilmemektedir. Bu nedenle adanın diğer plajlarına göre daha sessiz sakin bir plajdır. Diğer plajlarda olduğu gibi burada da kiralık şemsiye ve şezlonglar bulabilirsiniz. Yeme-içme için de güzel bir taverna bulunur. Nanou’ya yürüyerek ulaşmak mümkündür ancak kayalık yollardan geçtiğiniz uzun bir yolculuk yapmanız gerekmektedir. Limandan kalkan deniz taksiler ile ulaşmak çok daha iyi olacaktır.

 

Nos Plajı ya da bilinen diğer adları ile ‘Paradise Beach’, ‘Town Beach’ adanın merkezinde, Saat Kulesi’nin sol tarafından ilerlediğinizde karşınıza çıkacaktır. Küçük çakıllar ve masmavi denizin hakim olduğu plaj oldukça popülerdir. Her zaman kalabalık olan tavernada yiyecek ve içecek lezzetli bir şeyler bulmak mümkündür.

Bu plajların yanında Toli, Marathounda, Nimborios ve Pedi plajları da adanın görülmeye değer plajlarındandır. Günlük düzenlenen tekne turları ile adanın farklı bölgelerinde bulunan, toplu taşıma ile ulaşımın olmadığı doğa harikası koylara gitmek de mümkündür.

Simi Adası, Ege’nin en özgün ve el değmemiş güzelliklerinden biridir. Küçük bir ada olmasına rağmen zamanın nasıl akıp geçtiğini anlamanın zor olduğu bu sakin adada vakit geçirmek için birçok seçenek bulunuyor. Popüler Yunan adalarıyla yarışabilecek güzelliğinin yanına adanın henüz turist akınına uğramıyor olması eklenince Simi, huzurlu bir seyahat isteyenler için en iyi seçeneklerden biridir. Adanın masmavi sularında yüzüp huzurlu plajlarının tadını çıkarabileceğiniz gibi kaliteli müzeleri gezebilir veya tarihi yapıları ziyaret edebilirsiniz. Pastel renkli dar sokaklarda gezerek Simi’yi keşfedebilir, Chori’ya çıkarak muhteşem manzaralara şahit olabilirsiniz. Simi, masalsı tabloları andıran görüntüsüyle bile sizi büyülemeyi başaracaktır.


Chorio

Chorio ya da Ano Symi, liman bölgesi olan Gialos’un üst kısmında yer alan bölgedir. Adanın en eski bölgesi olan Chorio, adanın tarihi bölgesi olarak da adlandırılmaktadır. Gialos ile Chorio’yu birbirlerine ‘doğru yol’ anlamına gelen Kali Strata isimli 500 basamaklı bir yol ile bağlanmaktadır. Simi’nin en eski ticaret yolu olan bu yolda eskiden kaptanlara ve tüccarlara ait olan konak tarzı oldukça ihtişamlı evler bulunmaktadır. Liman bölgesinde hakim olan Neoklasik tarzda pastel evler ve küçük balkonlar yol boyunca devam eder. Önünüzde büyülü Simi atmosferi, arkanızda Ege Denizi’nin muhteşem manzarası ile yol boyunca ne tarafa bakacağınızı şaşıracaksınız. Chorio’ya limandan araçlar ile de ulaşabilirsiniz ancak sağlık durumunuz uygunsa bu yolu kesinlikle yürümelisiniz.

Adanın en büyük yerleşim alanı olan Chorio’da, liman bölgesine göre daha yerel ve tarihi bir atmosfer hakimdir. Bölgede bulunan dar sokaklar ve çakıl taşları ile süslü kiliseler oldukça ilgi çekicidir. Syllogos Meydanı, bölgenin en hareketli olduğu alandır. Burada birçok kafe, restoran ve mağaza bulunur. Chorio’dan özellikle günbatımlarında liman bölgesini izlemek unutulmaz bir deneyim olacaktır.

Kali Strata’dan Chorio’ya ilerlerken yol üzerinde bulunan Eski Eczane adanın görülmesi gereken yerlerindendir. 18. yüzyıldan kalma ahşap tavanlı 4 katlı konak Chatziagapitos da bölgenin önemli yapılarından. Megali Panagia Kilisesi, mavi beyaz mimarisiyle adanın tepesinde bulunur. Duvarlarında Bizans sonrası döneme ait çeşitli dini sembollerin ve azizlerin hayat öyküsünün resimlerinin bulunduğu kilise oldukça ilgi çekicidir. Chorio’da bir de 15. yüzyıldan kalma bir kale bulunmaktadır. St. Jonh Şövalyeleri Kalesi, Simi’nin en yüksek tepesine inşa edilmiştir. Kale, 2. Dünya Savaşı sırasında mühimmat deposu olarak kullanıldığı sırada ortaya çıkan bir patlama sonrası neredeyse yok olmuştur. Günümüzde kaleden geriye iki sur duvarı bulunmaktadır.

Gialos

Gialos (Yialos-Yalos), Simi Adası’ndaki en hareketli bölgedir. Adanın merkezi sayılan bölgede Gialos Limanı bulunmaktadır. Bu liman Simi’nin en büyük limanıdır. Adadaki ulaşım ve ticari işler bu liman üzerinden gerçekleşmektedir.

Liman şehrin en göz alıcı yerlerinden biridir. Masmavi denizin görüntüsü ve yamaç diplerine kurulmuş pastel renkli Neoklasik evlerin büyüsü göz kamaştırıcı bir manzara ile karşı karşıya kalmanızı sağlar. Venediklilerin eseri olan yüzlerce yıllık bu evler korunarak günümüze kadar gelmiştir. Bölgede bulunan her bir evin kendine has bir güzelliği bulunmaktadır. Bu büyüleyici manzara Gialos’un içlerine doğru ilerledikçe de devam eder. Renkli evlere ev sahipliği yapan arnavut kaldırımlı dar ara sokaklar, birbirinden sevimli kafe ve restoranlar kendinizi bir film setinde hissetmenize yol açacaktır.

Mihaliki Balıkçı Heykeli, Simi Adası’na doğru yanaşırken sizi karşılayacaktır. Heykel limanda bir kayanın üzerinde bulunur ve gelenleri selamlar şekilde durmaktadır. Balıkçı bir çocuğun heykeli olan bu yapı Simi Adası’nda doğmuş heykeltıraş Valsamis Kostas tarafından yapılmıştır. Valsamis’in adaya kattığı bir diğer güzel eser ise limanda bulunan Saat Kulesi’dir. 1881 yılında inşa edilen kule Simi’nin sembollerinden biridir. Saat Kulesi’ni geçtikten sonra ‘Barış Güvercini’ adıyla da anılan bir asker anıtı bulunmaktadır. Tepesinde bir güvercin bulunan anıtın üzerinde 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden askerlerin isimleri yer alır. Anıtın arkasındaki kayaya ise Oniki Adalar’ın savaş sonrasındaki teslimiyet belgesinin bir kopyası oyulmuştur. Anıtın hemen yanında bulunan upuzun beyaz merdivenler sizi, 8 Mayıs 1945 yılında Oniki Adalar’ın Yunanistan’a bırakıldığına dair anlaşmanın yapıldığı ev olan Kampsopoulos’a doğru çıkarakcaktır. Tarihi ev şuanda adanın popüler kafelerinden biridir.

Bunların dışında limanın iki yakasını birbirine bağlayan şirin köprü ve Belediye Binası, Gialos bölgesinde görülmesi gereken yerlerdendir.

Panormitis ve Archangel Michael Panormitis Manastırı

Rodos’tan gelen feribotların yanaştığı limanın bulunduğu Panormitis bölgesi adanın popüler bölgelerinden biridir. Oldukça sevimli ve küçük bir köy olan Panormitis, Simi Adası’nın güneybatısında bulunur. Bölgenin popüler olmasındaki en önemli unsur denizin kıyısında, küçük kumlu bir kumsalda bulunan Archangel Michael Panormitis Manastırı’dır. Manastır, Panormitis Manastırı ve Taxiarchis Mikalos Panormitis Manastırı olarak da anılmaktadır.

Ortodoks mezhebine ait önemli bir dini yapı olan manastır Yunanistan’a ait Oniki Adalar içerisindeki en büyük ikinci manastırdır. Tam olarak bilinemese de tarihinin 15. yüzyıla dayandığı söylenmektedir. Manastır, Hristiyanlar’ın denizcilerin koruyucusu olarak kabul ettikleri başmelek Mikail’e ithaf edilmiştir. Manastır bu nedenle geçmişte Yunan denizciler için popüler bir hac noktası haline gelmiştir. Manastır, günümüzdeki haline 18. yüzyılda geçirdiği restorasyonlar ile ulaşmıştır. Venedik tarzı iki bina sırası 2. Dünya Savaşı’ndan sonra İtalyanlar tarafından inşa edilmiştir. Manastırda bulunan çan kulesi, dünyada barok tarzdaki en yüksek çan kulesidir.
Manastır içerisinde iki müze, Bizans sonrası döneme ait el yazmalarının bulunduğu bir kütüphane, bir galeri, taverna ve fırın bulunmaktadır. Müzelerden biri dini sanat eserlerine, diğeri ise ada uygarlığına ait değerli parçalar ve folklorik eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Galeride manastırın ve çevresinin resmedildiği eserler sergilenmektedir. Ayrıca 1944 yılında idam edilen eski bir başkan, iki keşiş ve iki öğretmen için anıt bulunmaktadır.

Manastır’a merkezdeki limandan kalkan deniz taksiler veya otobüsler ile ulaşım sağlayabilirsiniz.

Müzeler

Küçük ama aktiviteler ile dolu olan Simi Adası, plajlarının ve tarihi yapılarının yanında kaliteli müzelere ve kütüphanelere de ev sahipliği yapmaktadır.
Simi Arkeoloji Müzesi, Chorio bölgesinde bulunmaktadır. Arkeolojik eserlerin sergilendiği müze geleneksel Simi evlerinden biri olan bir köşkte yer almaktadır. Müzede 4 sergi bulunur. Bunlar; geleneksel Simi evlerine ait mobilyaların ve yöresel kıyafetlerin, Yunan ve Roma dönemlerine ait arkeolojik eserlerin, Bizans dönemi eserlerinin ve Halk folkloru eserlerinin sergilendiği koleksiyonlardır.

Denizcilik Müzesi, Gialos’ta limana oldukça yakın bir yerde bulunur. Adaya özgü pastel renkli evlerden birinin içerisinde yer almaktadır. Binanın önünde bulunan denizcilik nesnelerinden müzeyi kolayca bulabilirsiniz. 1983 senesine dayanana müzede Simi’nin tarih boyunca en önemli geçim kaynaklarından biri olmuş sünger avcılığına ait bir sergi bulunmaktadır. Bu sergide dalıcı elbiselerinden dalış makinelerine, sünger çeşitlerinden çağa çeşitlerine ve balıkçı gemilerinin minyatürlerine kadar birçok nesne sergilenmektedir.

Aigli isimli bina adanın kütüphanesine ev sahipliği yapmaktadır. Kitap okuma binası olarak geçen binada tarihi 1872 yılına dayanan Ege’nin en eski kütüphanelerinden biri bulunmaktadır. Aynı zamanda tarihi, felsefik, dini el yazmalarının sergilendiği bir koleksiyon bulunmaktadır. Burası, Panormitis’te Archangel Michael Panormitis Manastırı’nda bulunur. Limandan deniz taksileri veya otobüs ile ulaşım sağlanabilir.

Archangel Michael Panormitis Manastırı’nda bulunan bir diğer müzede de deniz altından çıkarılan antika eşyalar ve özellikle dini içerikli resimler, el yazmaları ve kutsal olduğu düşünülen gemi parçaları sergilenmektedir.


Yunanistan’ın her köşesinde olduğu gibi Simi Adası’nda da Yunan mutfağının farklı lezzetlerini deneyebilirsiniz. Üstelik Simi’nin birbirinden neşeli restoranlarında güzel bir yemek için çok para harcamanıza da gerek yok. Ülkemizle ve Avrupa’nın diğer şehirleri ile kıyaslandığında Simi oldukça uygun fiyatlar sunuyor.

Simi Adası’nda yemek kültürü çoğunlukla çeşitli deniz ürünleri, taze otlar ve yeşillikler, zeytinyağlı mezeler ve peynir çeşitleri üzerine kuruludur. Bunların yanında Yunanistan mutfağının Souvlaki, Gyros, Mousakka gibi deniz ürünü olmayan meşhur yemeklerine de rastlayabilirsiniz. Ancak Simi’de özellikle Simi Karidesi olarak adlandırılan kabukları ile yenen karides adanın en özgün ve mutlaka tatmanız gereken lezzetlerinin başında geliyor. Yunan mutfağının meşhur zeytinyağlı başlangıçları ve feta peynirli salatası ile başlayıp, lezzetli deniz ürünlerinin yer aldığı ara sıcaklardan sonra Ege’den çıkarılmış taptaze balıkları deneyerek Simi Adası’nın gerçek mutfağını yaşayabilirsiniz. Yemeğiniz yanında yine Yunan mutfağına özgü ancak rakıya oldukça benzeyen Ouzo güzel bir tamamlayıcı olabilir. Simi, Türk turistlerden yoğun ilgi gördüğü için restoranlarda Türk rakılarını bulmanız da mümkün.

Manos Fish Restuarant, adanın en meşhur ve en lezzetli restoranı olarak bilinir. Restoranda senenin her dönemi taze deniz ürünlerini bulabilirsiniz. Ayrıca sahip olduğu geniş menü seçeneği ile Oniki Adalar’ın en geniş taze balık menüsüne sahip restoran olarak da anılmakta. Menüde yerel lezzetleri bulabileceğiniz gibi restorana özgü spesyalleri de deneyebilirsiniz. Manos, adanın merkezinde limanın içerisinde bulunur.
Taverna Aris de adanın oldukça iddialı restoranlarından biri. Tipik Simi evlerinden birinin içerisinde bulunan restoran taş zeminleri ve tahta tavanı ile de geleneksel bir ortam sunuyor. Restorandaki tüm yemeklerin eski zamanlardaki gibi odun ateşi ile ısıtılan eski tip fırınlarda hazırlanması yediğiniz her şeye lezzet katıyor. Taverna Aris, liman bölgesinde anıtın hemen yanında bulunuyor.
Milonas Restaurant, Chorio bölgesinin üst tarafındaki yel değirmenlerinin orada bulunuyor. Eski bir yel değirmeninin içine konumlanmış restoranda Simi’nin mükemmel manzarasının tadını lezzetli yemekler ve yerel şaraplar ile çıkartabilirsiniz.

Bella Napoli, adada farklı bir lezzet denemek isteyenler için doğru adres olacaktır. Restoran, tüm Yunanistan’ın en iyi İtalyan restoranı olarak kabul ediliyor. 1995’ten beri orijinal İtalyan lezzetlerinin servis edildiği restoranda İtalya’da bile karşılaşmanızın çok zor olduğu lezzetler bulmanız mümkün. Bellla Napoli, Gialos bölgesinde ana meydanın hemen üst tarafında bulunuyor.
Bunların yanında Pedi bölgesinde bulunan Katsaras ve Taverna Tolis ile Chorio bölgesindeki Zoe’s ve Giorgio’s isimli restoranlar adanın lezzetini tadabileceğiniz mekanlar arasındadır.
Yunan kültüründe de bahşiş bırakma yaygın olduğundan dolayı hesabın yüzde 5 veya yüzde 10’u civarında bahşiş bırakmanız uygun olacaktır.

Aktiviteler

Simi Festivali

1995 senesinden beri gerçekleşen festival ünlü Yunan gazeteci Ioannis J. Diakogiannis tarafından başlatılmıştır. Festival, Haziran ayından Eylül ayına kadar sürüyor ve tüm adayı etkisi altına alıyor. Festivalin en ayırt edici özelliği ise festivale katılan sanatçıların hiçbir ücret almadan, tamamen gönüllü katılması ve aynı şekilde katılımcıların da bilet ya da herhangi bir şey için ücret edemeden festivale katılabilmesidir. Yerli ve uluslararası birçok sanatçının katıldığı festival boyunca tiyato, müzik, dans, sinema ve edebiyat alanında birçok etkinlik düzenleniyor. Etkinlikler 17. yüzyıldan kalma evlerin ve adanın en önemli yapılarının içerisinde gerçekleşiyor. Bunun yanında adanın meydanları ve sokakları da canlı müzik, havai fişek ve farklı gösterilerle oldukça hareketli oluyor.

Alışveriş

Bu küçük ve sevimli adada alışveriş seçenekleri oldukça kısıtlı ancak yine de keyif vericidir. Adanın merkezi sayılan Galios bölgesindeki ana meydanda dükkanlar sıralı şekilde dizilmiş ve küçük bir çarşı havası uyandırıyor. Ara sokaklarda ve limanda da birçok hediyelikçiye ve yerel şarküterilere rastlayabilirsiniz. Simi Adası’ndan hatıra olarak adaya özgü bir şeyler almak istiyorsanız klasik hediyeliklerin yanında hem ada halkının tarih içerisinde geçim kaynağı hem de Simi’nin simgesi olan süngerlerden alabilirsiniz. Süngerlerin haricinde Simi’nin en belirgin özelliği olan pastel renkli Neoklasik evlerin bibloları satın alınabilir. Adada keten bluz ve gömleklerin, çantaların, sandaletlerin, deri cüzdanların ve çeşit çeşit takıların satıldığı birçok mağaza da bulunmaktadır. Bu tarz şeyler için liman boyunca sıralanmış butiklerde güzel seçenekler bulunuyor.

Gece Hayatı

Simi Adası’nda gece hayatı aslında akşam yemeği ile başlamış sayılır. Adadaki birçok restoranda geleneksel müzikler ve eğlenceler yer almaktadır. Yemeğinizi yerken Yunan kültürüne ait müziklerle zaman geçirebilirsiniz. Daha hareketli bir yemek istiyorsanız özellikle canlı müzik bulunan tavernaları tercih etmeniz iyi olacaktır. Gialos bölgesinde limanın güney kısmında bulunan the White House Cafe adanın en popüler barlarından biri. Bazı zamanlar canlı müziğin de olduğu bu mekanda yerliler ve turistler ile hareketli bir ortam bulabilirsiniz. Gialos bölgesinin meydanında bulunan Stella Cafe ise akşamüstü bir şeyler içmek ve oturduğunuz yerden adanın yaşamını seyretmek için oldukça güzel.