Sakız Adası’na yapacağınız bir yolculuk, hayatınıza katacağınız binbir renk!

Sakız Adası, doğal sakızın ve Homer’in adasıdır. Bu ada, doğal güzellikleri, iklimi, masmavi suları, temiz havası, zengin tarihi, ovalarda ve dağlık alanlarda kurulmuş çok sayıda köyleri ile ziyaretçilerini cezbediyor. Eğer bir gün, bu adayı ziyaret ederseniz, anlayacaksınız, niçin eski Yunanlılar Sakız Adası için ‘’Sakız’da yaşam, mutluluk ve yemek’’ demişlerdir. Bu da bize gösteriyor ki, Sakızlılar eski yıllardan beri, nasıl iyi vakit geçireceklerini çok iyi biliyorlardı. Ne zaman adadan, bir tatil veya iş için ayrılmak zorunda kalırlarsa, mutlaka, en kısa zamanda geri dönmek istemişlerdir.


Sakız Adasına Çeşme Limanından kalkan feribotlar ile gidebilirsiniz.

45 dk süren yolculuk için Feribot bilet ücreti 25€ 'dur
Hızlı feribot ile 30 dk'da varmak isterseniz 30 € ödemeniz gerekiyor.
Dilerseniz aracınız ile de adaya geçiş mümkündür.
Sorularınız ve rezervasyon için 02566144463 'ten bize ulaşabilirsiniz.


1912'DEN GÜNÜMÜZE SAKIZ

1912 yılında Sakız Adası, Yunanistan hakimiyetine girmiştir. Daha sonra, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndan etkilenmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nda 1940 yılında, Sakızlılar, Almanlara karşı savaşmış, 1944 yılında da, Alman işgalinden kurtulmuştur.

SAKIZ'IN DOĞAL SAKIZI

Sakız ürünü, tüm dünyada, sadece Sakız Adası’nın güneyinde yetişir. Özel bir ağaçtan elde edilen, bir maddedir. Sakız’ın güneyinde, sakız yetiştiriciliği yapılan köylere de, Sakız Köyleri adı verilir.

HOMER

Homer, ünlü ve eski bir Yunanlı şairdir. Bazılarına göre, Homer’in doğum yeri İzmir,bazılarına göre ise Sakız Adası’dır. Rivayetlere göre Homer kördür. En ünlü yazıtları da, İlyada ve Odisia’dır.

ROKET SAVAŞI

Roket Savaşı, Osmanlılar döneminde, Paskalya zamanında yapılmaya başlanmış, günümüze kadar uzanan bir gelenektir. Sakız Adası’nda, Aziz Markos ve Panagia (Meryem Ana) Eritiani Kiliseleri arasında, her yıl yapılan roket atışlarını görmeye, yerli ve yabancı birçok turist gelmektedir.

LALELER

Sakız Adası’nda, daha çok güney doğuda, kendiliğinden her yıl Mart ayında çıkan, doğal laleleri görebilirsiniz. Bu laleleri, Hollandalılar Sakız Adası’ndan alıp Hollanda’ya götürmüşler ve tüm dünyaya yaymıslardır.

ORTAÇAĞ KÖYLERİ

Sakız Adası’nın güneyinde Pirgi, Olimpi ve Mesta ortaçağ köyleri bulunmaktadır. Bu köylerin mimari özelliği, taş ve birer kale köy olmalarıdır. Aynı zamanda bu yapılar, eski zamanlarda, korsan saldırılarından korunma amaçlı oluşturulmuş, sağlam yapılı taş yapılardır.

ORKİDELER

Bütün Avrupa’da, ikiyüz elli değisik tür orkide bulunmaktadır. Bu değişik orkide türlerinden, doksaniki adedi, Sakız Adası’nda yetişmektedir. Adanın doğası, oldukça zengindir. Özellikle ilkbahar aylarında, doğal bitkiler ve güzellikler, sizi oldukça cezbedebilir.

Sakızın, yabani orkide’nin ve lalelerin adası, ülkemizin en renkli ve en güzel kokulu ilk baharına sahiptir. Her açıdan Sakız Adası zengin bir adadır. Büyük bir manzara çeşitliliği var, verimli toprakları var, ve içinde nadir flora ve fauna türlerinin yaşadığı bir ekosistemi var.

Kuzeyde etkileyici ormanıyla, 1297 metre yükseklikte Pelineo dağı bulunuyor, orta kısmında çalılık güzel tepeler ve Sakız Adasının meşhur Kambos bölgesi bulunuyor, ve güneyde sakız ağaçları ve akdenizin bitki örtüsü var. Adada bulunan bitki türlerinin sayısı 1260’dır. Adada 4 lale türü var, (Tulipa aegenensis, Τ. undulatifolia, Τ. clousiana, Τ. praecox), ve Avrupa’lılar bu yabani laleleri Sakız Adası’ndan alıp süsleme amaçlı kullandılar. İlk baharda adanın kıpkırmızı ovaları benzersiz bir manzara oluşturuyor. En etkileyici olan ve bütün dünyadan insanların ilgisini çeken, büyük orkide çeşididir. Avrupa’nın 250 türünden, 76’sı adada yetişiyor.

Ziyaretçiler bunların hepsini bütün adada görebilirler, denize yakın bölgelerde, vadilerde ve yüksek dağlarda.


MESTA KÖYÜ

Sakız Adası’nın merkezinden 35 kilometre uzaklıkta, bir güney köyüdür Mesta. Mesta, ortaçağ köylerinden en eski ve en uzakta olanıdır. Ama aynı zamanda, iyi korunmuş sağlam taş evleri, dar ve çoğu yerde üzerleri kemerlerle kapatılmış, labirent sokakları ile, açık bir müzeyi andırır bizlere. Diğer ortaçağ köyü olan Pirgi gibi, Mesta köyü de, korsan saldırılarından korunma amaçlı olarak, yine bir, kale köy olarak inşa edilmiştir. Köye giriş ve çıkış, sadece iki kapıdan yapılmaktadır. Tehlike anında, bu kapılar kapatılmakta, zaten üzeri de kapalı olan köyde, güvenlik bu şekilde sağlanmaktaydı. Mesta’nın diğer bir özelliği ise, mimarisi beş köşeli olarak yapılmış ve her köşeye de, birer gözetleme kulesi yerleştirilmiştir. Aynı zamanda, köyün meydanında da, büyük bir merkez gözetleme kulesi bulunuyordu. Günümüzde, bu beş kule, restore edilerek, ev haline getirilmiş, meydandaki merkez kulenin yerine ise, Sakız Adası’nın en büyük ve önemli kiliselerinden biri olan, Eski Taksiarhi Kilisesi, 1794 yılından önce, buraya inşa edilmiştir. Kilisenin içinde yer alan, hem tarihi tablolar, hem de büyük meleklere ait (Mikail ve Cebrail) iki adet ikon, çok önem arz etmektedir. Bu kilise, ziyarete her zaman açık ve önemli bir kilisedir.

PİRGİ KÖYÜ

Pirgi köyü, Sakız Adası’nın merkezinden, 25 kilometre uzaklıkta, bir güney sakız köyüdür. İnşa edildiği gibi ayakta duran, 1881 depreminde zarar görmemiş, Sakız Adası ve Yunanistan için önemi büyük, bir ortaçağ köyüdür Pirgi. Bu köy, eski zamanlarda, adanın sakız üretimi, ticareti ve konumu açısından, merkezi köyü durumundaydı. Hala günümüzde, bozulmamış evleri, sokakları, insanları ile o eski çağları yaşatıyor hissi uyandırmakta. Pirgi köyünde yaşamın, 1080’li yıllarda başladığı söyleniyor. Tam kesin bir tarih olmamakta beraber, bu tarih bize, köyde yaşamın, ne kadar eskiye dayandığını göstermekte. 1346 – 1566 yılları arasında, Sakız Adası’nda hakimiyet kuran Cenovalı’lar, sakız üretimi, ticareti ve geliri, çok iyi olan bu köyü, sık sık gerçeklesen, korsan saldırılarından koruma amaçlı, kendi mimarilerini kullanarak, bir kale köy görünümüne kavuşturmuşlardır. Böylece köy halkı, olası saldırılardan, yıllarca, bu şekilde korunmayı sağlamıştır. Pirgi köyü, dar sokakları, dar kaldırımları, sadece köye giriş ve çıkışı sağlayan iki adet kapısı, siyah-beyaz geometrik desenlerle süslenmiş, taş ve kemerli evleri ile görülmeye değer bir ortaçağ köyüdür. Ortaçağ köylerine has, büyük bir gözetleme kulesi, günümüzde hasar görmüş durumda, köyün meydanında yerini almaktadır. Bu kulenin adı ‘’Pirgos‘’tur (kule anlamına geliyor) ve köy adını ‘’Pirgos’’tan almıştır.

VESSA KÖYÜ

Vessa köyü, Elata plajından 4 km, Sakız’ın merkezinden 19 km uzaklıkta bir köydür. Vessa köyü; dar sokakları, mimarisi bozulmamış şirin evleri ve Aziz Dimitrios kilisesinin, ahşap ikon perdesi ile gezmeğe değer, küçük bir ortaçağ köyüdür. Ayrıca, yıllar boyunca iyi korunmuş, kale ve gözetleme kuleleriyle ünlüdür vessa köyü.

VOUNO KÖYÜ

Vuno (Dağ) köyü Sakız Adası’nın güney doğu tarafında bulunuyor ve meşhur sakız köylerinden biridir. Adını bir kayalığın üstünde inşa edildiği için almıştır ve bu nedenle 1881 yılındaki büyük depremde zarar görmedi. Vuno köyünün ortaçağ mimarisi etkileyicidir. Evler yüksek, taştan yapılmış ve hepsi birbirine votes denilen çatılarla bağlıdır. Köyün dış dünya ile iletişimi, sabah açılan ve akşam kapanan, iki kapıdan yapılıyordu. Köyün yerlileri genelde çiftçidir ve sakız ağaçları, badem ağaçları, zeytin ağaçları ve asmalar yetiştirirler.

OLİMPİ KÖYÜ

14. yüzyıldan kalmış, bir ortaçağ köyüdür Olimpi. Sakız Adası’nın merkezinden 31 kilometre güneyde, Pirgi köyünden 6 kilometre önce, yol kenarında, sağda yer alan, bir sakız köyüdür aynı zamanda. Olimpi köyünde yaşayanlar, geçimlerini daha çok, sakız ağaçlarından sağlamaktadır. Mimari olarak, Mesta köyüne çok benzeyen, bu köydeki taş evler, Mesta köyündeki kadar iyi durumda değildir.

KALAMOTİ KÖYÜ

Kalamoti köyü, Sakız Adası’nın merkezinden, yaklaşık 20 kilometre güneydedir. Bu köy, iki katlı taş evlerin ve güzel tahta oymalı kapıların bulunduğu, oldukça doğal, yeşil, denize yakın, sakız ağaçlarının olduğu, çok güzel bir güney sakız köyüdür. Köyde, hemen hemen, 800 civarında insan yaşamaktadır. Birçok aile, sakız yetiştiriciliğinden, gelirlerini sağlamaktadır. Kalamoti köyünün güneyinde, Meryem Ağrelopou kilisesi (Panagia Agrelopou) bulunmaktadır. Kuzeyinde ise, ortaçağdan kalmış ama günümüzde çok iyi durumda olmayan, 1881’deki depremde zarar görmüş, Zivos kulesi, bulunmaktadır. Aynı bölgede, bir de, Meryem Sikelia (Panagia Sikelia) adında bir Bizans kilisesi yer almaktadır. Kalamotı’nin, en ünlü plajlarından sayılan Komi plajı, köyün çok yakınındadır.

KİNİ KÖYÜ

Kini köyü şehir merkezinden 23 kilometre uzaklıkta, adanın güney doğusunda bulunan küçük bir köy. Mesta ve Olimpi köyleri gibi orta çağ köyüdür. 1881 depreminde hepsi yıkıldı ve köyde yaşayanların bir kısmı öldü. Köyde yaşayan 487 kişiden 175’i öldü. Kini köyünün en alt kısmı (Kato Porta) depremden fazla hasar görmeyen bölümüdür. Köyde birçok kilise var. Ana kilise 1879’da inşa edilen, Zoodohos Pigi kilisesidir ve yeni olduğu için depremde zarar görmedi. Bugün Kini köyünde yaşayan insan sayısı 150’dir.

ELATA KÖYÜ

Elata köyü Sakız Adası’nın güney batısında bulunan küçük bir köydür ve şehir merkezinden 23 kilometre uzaklıkta. Sakız ağaçlarının yetiştiği, Sakız Adasının güneyindeki 22 köyden bir tanesidir. Köyün bulunduğu yer, kıyıdan uzak, Ege denizi manzarası görünümüyle, ama sahilin gözükmemesi ve köyün mimarisi, korsan korkusundan yapıldığını belli ediyor. Orta çağda ve Osmanlı dönemine kadar kıyıdan köye baskın düzenleyen korsanlar, sakızı ve başka ürünleri yağmalardı. Mesta köyüne göre daha az oranda olsa da, Elata köyü «kale-köy» şeklini koruyor. Birbirine bağlı olan dış evlerin duvarları ve köy içindeki evlerin birinci katı birbirine bağlı olması nedeniyle, içerde bulunan küçük sokaklar tünel oluşturur.

ARMOLİA KÖYÜ

Armolia Köyü, Sakız’ın 20 kilometre güneyinde yer alan, hala yer yer eski taş kemerleri ve taş evleri, nadir de olsa görebildiğimiz, hasar görmüş bir ortaçağ köyüdür. Köy, eski köy üzerinde yavaşyavaş yenilenerek, tekrar yapılandırılmıştır. Aynı zamanda, eski zamandan günümüze kadar, seramik üretimi yapılan, önemli bir merkezdir. Köyün batısında bulunan, yüksek bir dağın üzerinde Bizans döneminden kalmış, geceleri ışıklandırılan Apolihnon Kalesi bulunmaktadır.

NENİTA KÖYÜ

Nenita köyü Sakız Adasının güney doğusunda bulunan büyük bir köy, adanın en büyük köylerinden biri, şehir merkezinden 18 kilometre ve denizden iki kilometre uzaklıkta. Nenita köyünün yerlisi tarımla uğraşıyor ve zeytin, zeytinyağı, badem, üzüm, sakız üretiyor. Sakız Adasına göre büyük bir köy olmasından, Nenita köyünde çoğu bölgeler var: Plakoti, Palio Horio, Agios Georgios, Katargos, Agion Anargiron, Luron, Zoodotis, Pirgos vs.

KATARRAKTİS KÖYÜ

Katarraktis (Şelale) köyü Sakız Adasının güney doğusunda bulunuyor ve şehir merkezinden 15 kilometre uzaklıkta. Kod halinde kurtarılmış eski belgelere göre, köyün yakınlarında 1822’den önce çalışan su değirmeni olduğu ortaya çıkıyor ve belki de köyün adını nerden aldığı anlaşılıyor. Eski yerleşim, yıkılmış orta çağ evleri, Bizans kiliseleri ve en meşhur kilise Agios İoannis Argentis, tarihçilerin ilgisini çekti.

Kataraktis köyünün yerlisi tarım ve balıkçılıkla uğraşıyor. Ziyaretçiler sahil yolunda yürüyebilir ve kafelerde veya restoranlarda dinlenebilir.

KALLİMASİA KÖYÜ

Kallimasia Sakız Adasının bir kasabasıdır ve adanın başkentinden 13 kilometre güneyde inşa edilmiş. Orta çağda adanın en önemli kasabalarından biriydi, ama 1881 depreminde hepsi yıkıldı. Zeytin ağaçlarının bulunduğu bir ovada inşa edilmiş.

Burada görülecek şeyler, orta çağ kulelerin harabeleridir ve muhteşem korunmuş kiliselerdir.

NEOHORİ KÖYÜ

Neohori köyü güneyde, şehir merkezinden 9 kilometre uzaklıkta ve şehirden çıkarken ilk Sakız köylerinden biridir. Geleneğe göre köy Agia Fotini (Agia Fotia) sahilindeydi, Kamari bölgesinde ve korsan baskınlarından sonra terkedildi. Yeni Neohori taştan yapılmış binalardan oluşuyor. Köyün ana kilisesi Meryem Ana’ya adanmıştır ve 19’uncu yüzyılın yerel mimar örneğidir. Yeni binalar eski yerleşimin dışında inşa ediliyor, Sakız – Kalimasia – Nenita yolunda. Agia Fotini veya Agia Fotia sahili ve köye yakın bir tepede inşa edilmiş Agios Minas manastırı, Neohori köyüne aittir.

ANAVATOS KÖYÜ

Anavatos köyü 1346-1566 dönemine ait, bir Bizans köyüdür. Batı Sakız Adası’nda, dik bir vadinin üzerinde kurulmuş, arka sınırı, tamamıyla uçurum olan, bir savunma köyüdür. Denizden 450 metre yüksekte kurulu olan bu köy, uçurumun önünde yapılarak, olası korsan saldırılardan, korunma ve savunma amaçlı olmak üzere, oluşturulmuştur. Batıya bakan tarafta, deniz kenarında bir gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bu köydeki taş evler, birbirine oldukça bitişik, sokakları çok az ve dar, evlerin iç tavanları ahşaptan, pencereleri ise küçük kemerli yapıdadır. Yıllar boyunca, birçok ev hasar görmüş ve terk edilmiştir. Günümüzde, köyde restorasyon çalışmaları devam etmektedir.

AVGONYMA KÖYÜ

Sakız Adası’nın batısında, 16 kilometre uzaklıkta, bir tepe üzerinde kurulmuştur Avgonima. Köydeki evlerin hepsi, taş yapıdır. Birçoğu restore görmüş, günümüzde pansiyon ve yazlık ev olarak kullanılmaktadır. Köyün nüfusu oldukça azdır ama özellikle yaz aylarında, artış vardır. Sessiz ve sakin olan köyden, eşsiz gün batımı manzarasını seyretmek, oldukça keyiflidir. Batıya bakan Avgonyma’dan, aynı zamanda, Psara Adası uzaktan görünmekte. Köyün etrafını da, yemyeşil bir çam ormanı sarmaktadır.

THİMİANA KÖYÜ

Thimiana, Sakız Adası kentinin 7 Km güneyinde, 10 dakika uzaklıktadır. 1600 yaşayanı ile adadaki en büyük köylerin arasındadır. Köy eskiden “Efthymiana” olarak anılırdı, Thymiana köyü, taşları, kahve ve kırmızı gölgeli mermerleri ile ünlü bir yerdir. Thymiana taşı, binalar için mükemmel bir dekoratif malzemedir. Kambos’taki birçok ev ve kilise, bu taştan inşa edilmiştir. Thymiana köyünün, ünlü Thymiana taşından yapılmış bir ilkokulu, spor merkezi, bir yüzme kulübü, bir kültürel kulübü ve yerel mimarinin bir başyapıtı olan, Aghios Efstratios’a (Aziz Efstratios) adanmış, büyük bir kilisesi vardır. Aghios Efstratios kilisesinin yakınında, Fatourou Bahçesinin keyfine varılabilir. Thymiana ayrıca, köylüler tarafından her yıl, karnaval zamanında düzenlenen, Mostra denilen karnavalı ile bilinmektedir.

VAVİLİ KÖYÜ

Vavili köyü Sakız Adası’nın güney ortasında bulunan küçük bir köy ve merkezden 8 kilometre uzaklıkta. Köyün yanında, zeytin ve çam ağaçları arasında, muhteşem resimli iyi korunmuş olan 13. yüzyılın «Panagia i Krina» bizans tapınağı bulunuyor.

HALKİOS KÖYÜ

Halkios köyü, yedi köyün birleşmesinden sonra, Kambohoria Belediyesinin merkezi haline gelir. Şehir merkezinden 8,5 kilometre uzaklıkta. Halkios köyü her zaman zengin köy olarak bilinirdi. Zengin bir tarımsal üretimi vardı, tahıl, ekin, bitkisel ürünler, turunçgiller, zeytinyağı, badem ve Halkios köyünün meşhur fasulyesi.

LİTHİ KÖYÜ

Lithi (Lithirnena) Vessa'nın kuzeyinde (Sakız Adası merkezinden 23.5 Km uzaklıkta) kurulmuştur. İsmi büyük ihtimalle "Alithis limin" (gerçek limanı)'ndan gelmekte olup eski zaman gezginleri tarafından bölgeye verilmiştir. Lithi, Pentapolis'in keşişi Aghios Nektarios'un yeğeni Kefalas'ın alaylı ressamı Andreas Syngros'un- aile evi hala görülebilir- doğum yeridir. Bölgede üç mağara vardır fakat henüz tamamen keşfedilmemişlerdir. Lithi ünlü bir balıkçı köyüdür. Geleneksel olarak, sakinlerinin ana meşgalesi balıkçılıktır. Kumsalı görülmeye değerdir ve taze balık ve güzel denizinin keyfi çıkarılabilir. Lithi'de gün batımları unutulmazdır.

KAMPOS BÖLGESİ

Sakız Adası’nın güneyinde, merkezden yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta bulunan Kampos bölgesi, yemyeşil narenciye bahçelerinin bulunduğu, sulak, büyük bir ova üzerinde kurulmuş bir bölgedir.

Sakız Adası’nın en güzel ve tarihi yerlerindendir Kampos. Bu Bölgeyi batıdan saran, dağlardan gelen zengin yeraltı suları, Kampos’u beslemektedir. Böylece, narenciye üretiminde Yunanistan’ın ve Sakız Adası’nın önemli bir yerini oluşturmuştur. Kampos’ta hem zengin Cenovalılar’a hem de Yunanlı armatör ailelerine ait, oldukça büyük, taştan yapılmış, köşkler bulunmaktadır. Bu evleri, dıştan saran bahçe duvarları çok yüksektir. Bu duvarlar, özel bir kırmızı taş olan, Timiana bölgesinden çıkarılmış taşlardan yapılmıştır.

Bu bahçe duvarlarının, bu kadar yüksek yapılmasının nedeni ise, narenciye ağaçlarının rüzgardan, nemden ve soğuktan korunmasını saglamaktadır. Kampos’ta, daha çok Cenovalı’lar döneminde ve daha sonraki yıllarda yapılmış, tarihi ve güzel Kampos yapıları ve bu yapıların bahçe kapıları, oldukça güzel ve etkileyicidir. Avlularda, genellikle büyük su kuyuları ve su değirmenleri, küçük deniz çakıl taşları ile süslenmiş siyah-beyaz mozaik süslemeli alanlar ve ortada yer alan, büyük su havuzları göze çarpmaktadır.

VRODADOS BÖLGESİ

Vrodados bölgesi, merkezden 4 kilometre kuzeyde, uzun bir düzlük üzerinde yayılmış, zeytin ve narenciye bahçelerinin arasında yer alan verimli bir bölgedir. Vrodados’un nüfusu 4.500 kişidir. Buradaki evler, daha çok kaptanlara, deniz ticareti ile uğraşan, gemi sahiplerine aittir. Sakız Adası’nın en zengin bölgelerinden biridir. Söylentilere göre, Kristof Kolomp, Amerika’yı keşiften önce, Vrodados’lu ünlü denizcilerin, engin bilgilerini almak ve yararlanmak üzere, Vrodados’a gelmiş ve burada bir süre yaşamıştır. Vrodados sahilinde, güzel un değirmenleri, ünlü şair Homer’in taşı (öğretmenin taşı) ve Filoproodu Omilu Halk Müzesi bulunmaktadır. Sakız Adası'nın önemli bir bölgesi olan Vrodados'ta, Paskalya'nın son günü, İsa'nın dirilişi kutlamaları, Agios Markos (Aziz Markos) ve Panagia (Meryem Ana) Eritiani kiliselerinden, karşılıklı olarak atılan, binlerce roketle yapılır her yıl. Bu kutlama, gelenek haline gelmiş bir kutlamadır. Yıllar önce, her iki kiliseye mensup çocukların, rekabet nedeniyle, birbirlerine sapan taşı atarak başlattıkları çekişme, ileriki yıllarda, Paskalya zamanında, büyüklerin de katılması sonucu, sapanların yerini, kiliselerin avlularına yerleştirilen, toplarla yapılan atışlar almıştır. Bu durum yıllarca, böyle, top atışlı kutlamalarla devam etmiştir. Nitekim, 1889 yılında yapılan top atışlarında, tehlikeli durumlar yaşanmış, adaya hakim olan Osmanlı'lar, kiliselerdeki top atışlarını yasaklamış ve topları kaldırmışlardır. Fakat kilise mensupları, bu geleneği devam ettirmenin, daha ılımlı çözümlerini aramış ve sonunda, roket atışlarının uygun olacağı düşünülmüş. Paskalya zamanında ateşlenecek olan roketlerin, üretimine başlamışlardır. Bu roketleri, kendi atölyelerinde, el ile hazırlamışlar ve Paskalya'da İsa'nın dirilişinden sonra, kiliselere yakın boş arazilerden, çok tehlike oluşturmayacak şekilde, yönlerini Agios Markos'un ve Panagia Eritiani'nin saat kulelerini hedef alacak şekilde özel olarak ayarlamışlardır. Panagia Eritiani kilisesi, zemin olarak Agios Markos kilisesinden, daha alçak olduğundan, daha kolay bir hedef sayılmaktadır Savaş alanında. Büyük Cumartesi Gününün akşamı, önceden hazırlanmış ve yan yana zemine, belirli bir açıyla yerleştirilen roketleri, ''Hristos Anesti'' Hazreti İsa dirildi, sesini duyar duymaz, birbiri ardına ateşlemeye başlarlar. Ateşlenen fişekler, büyük bir hızla ve ışık saçarak, havada, gerçekten görülmeye değer, bir manzara oluştururlar. İsa'nın dirilişi, büyük bir ihtişamla kutlanır özellikle saat 23:30-24:00 sıraları, eşsiz ve çok yoğun roket atışlarını, kaçırmamalısınız.

KARDAMİLA KÖYÜ

Kardamila köyü, Sakız Adası’nın merkezinden 28 kilometre uzaklıkta, kuzeyde yer alan bir köydür. Lagada köyünden sonra, aynı yolu takip ederek, yaklaşık olarak, on beş dakika sonra, Kardamila’yı görebilirsiniz. Köy, ikiye ayrılmıştır. Yukarı kesim ve aşağı kesim. Yukarı köy ‘’Grias’’ adında, bir tepenin, eteklerinde yayılmıştır. Burada mimari; dar sokaklar, taş evler, taş kaldırımlar, kapalı pasajlar şeklindedir. Eski köy, yukarı bölümdedir. Kardamila köyü, yaklaşık iki bin nüfusa sahiptir

AMADES KÖYÜ

Amades köyü Sakız Adasının kuzeyinde bulunan küçük bir köy ve şehir merkezinden 41 kilometre uzaklıkta. Pelineo dağında bulunuyor. Bütün bölgede kiraz ağaçları ve zeytin ağaçları bulunuyor ve çoğu dere ve su değirmenleri bulunuyor. Köye yakın çok güzel bir plaj var ve yaz aylarında insan doluyor.

VOLİSSOS KÖYÜ

Volissos köyü, Sakız Adası’nın kuzey bölgesi olan, Amani’nin en büyük köyüdür. Merkezden 40 kilometre uzaklıktadır. Köyün tarihi, çok eskiye dayanmaktadır. Ünlü Yunan tarihçi, Thukididis’e göre, ünlü şair Homer’in doğum yeri, Volissos’tur. Bu köy, bir tepenin üzerinde kurulmuştur ve tepenin en yüksek kısmında da Bizans döneminden kalan, Volissos kalesi yer almaktadır. Eski zamanda kale, bir masa görünümündeydi ve kalenin içinde; evler, su depoları, kiliseler ve kalenin içinden başlayarak, denize kadar ulaşan, uzun bir tünel vardı. Günümüzde hala, bunların kalıntıları ile dış duvarları, kuleleri ve surları ayaktadır. Gece saatlerinde, Volissos kalesi, özel ışıklandırma ile güzel bir görüntüye bürünmektedir. Volissos’un dar sokakları, taş evleri, güzel malikaneleri, Bizans kiliseleri ve eski değirmenleri, köye eski ve tarihi bir görüntü sağlamaktadır. Aynı zamanda, Sakız Adası’nın en turistik yerlerinden biridir. Çevrede birçok pansiyon, kiralık odalar ve daireler bulabilirsiniz. Köy içinde, eczane, ATM, fırın ve çok sayıda tavernalar da mevcuttur. Volissos, Sakız Adası’nın yağ ihtiyacının, dörtte birini karşılamaktadır.

LAGADA KÖYÜ

Lagada balıkçı köyü, Sakız Adası’nın 16 kilometre kuzeydoğusunda, deniz kenarında bulunan, tablo gibi güzel bir köydür. Bu köyün sakinleri genel olarak, balıkçılıkla uğraşmaktadırlar. Bu nedenle, köy, taze deniz ürünlerini, her daim bulabileceğiniz, balıkçı tavernalarıyla ünlüdür. Bu tavernalarda, geleneksel deniz ürünlerinin ve mezelerinin, tadına bakabilirsiniz. Bu köyde, her yıl, 17 Eylül’de Azize Sofia adına, büyük bir kutlama yapılmaktadır. Özellikle gece boyunca, limanda, yerel danslar eşliğinde, eğlenceler düzenlenmektedir.

FİTA KÖYÜ

Fita köyü Sakız Adasının kuzeyinde bulunan küçük bir köy («Kuzey köyler» den biri) ve şehir merkezinden 40 kilometre uzaklıkta. Köyün ortalama yüksekliği deniz seviyesinden 480 metredir ve Spartunda (530 metre) köyünden sonra Sakız Adasının en yüksek ikinci köyüdür. Bu iki köyde «Pelineo Köyleri» arasında yer alır, yani adanın en yüksek dağı. En yakın yerleşim Kipuries köyüdür, güneye doğru 1,5 kilometre uzakta. Köy su kaynakları için meşhurdur. En büyük su kaynağı «Melek Suyu» diye bilinir ve dev bir çınar ağacının kökünden akar. Fita köyünün su kaynakları eskiden sekiz tane su değirmenini döndürürdü. Fita köyünün üstünde, Pelineo dağının yan tarafı çam ağacı ormanıyla kaplı.

VİKİ KÖYÜ

Viki köyü Sakız Adası’nın kuzeyinde bulunan bir dağ köyü ve merkezden 42 kilometre uzaklıkta. Sakız Adası’nın en yüksek dağı Pelineo’nun kuzeyinde inşa edilmiş.

Köyde Hazreti Meryem'in göğe kabulü kilisesi var, çan kulesi var, 1912 ve 1940 yıllarında şehit olanların taştan inşa edilmiş anıtı var, Profitis İlias’ın çok eski kilisesi var ve Agia Paraskevi kilisesi var. Viki köyünden ziyaretçiler Pelineo dağına çıkabilirler, adanın en güzel ve en zorlu yürüyüş yollarından biri.

Bu yoldan ilkbaharda geçerseniz Sakız Adası’nın nadir orkidelerini ve diğer birçok türü görebilirsiniz.

KAMBİA KÖYÜ

Kambia köyü Sakız Adası’nın kuzeyinde bulunuyor. Bütün bölgede kiraz, kestane ve zeytin ağaçları var. Köye yakın temiz sularıyla güzel bir plaj var.

Köyde Kambia Kalesi var ve Orias Kalesi olarak da bilinir. Köyün bide ziyaret etmeniz gereken bir kanyonu var.

NENİTURİA

Nenituria köyü Sakız Adası’nın kuzey batısında bulunuyor. Farklı isimleri olan dört tane yerleşim alanından oluşuyor ve üç tanesinde insanlar yaşıyor. Sakız Adası merkezinden 66 kilometre uzaklıkta. Köyde şapeller, köyün batısında bulunan çok eski bir musluk ve üç tane ıssız değirmen bulunuyor.

SİDİRUNDA KÖYÜ

Sidirunda Köyü Sidirunda köyü, Sakız Adası'nın merkezinden 38 kilometre uzaklıkta, adanın kuzeybatısında yer almaktadır. Adanın batısına baktığı için, hem gün batımı, hem de Ege Denizi'nin eşsiz manzarasını, tepenin üzerindeki bu köyden seyredebilirsiniz. Köyün çok yakınında, Metaksi (İpek) plajı bulunmaktadır. Oldukça sakin, yazlıkçıların tercih ettikleri, şirin bir köydür Sidirunda.

PADUKİOS KÖYÜ

Padukios köyü, Sakız Adası’nın kuzeydoğusunda, Lagada köyünden 5 kilometre önce, bir koy içinde bulunan, küçük bir köydür. Köyde oturan kişiler, daha çok yazları burada, kışları Sikiada köyünde geçirirler. Padukios’ta, yaz boyunca, yemek için gidebileceğiniz, çok güzel, küçük balıkçı tavernaları bulunmaktadır. Rahatlıkla denize girebileceğiniz yerler, mevcuttur.

AGİO GALAS

Agio Galas köyü Sakız Adası’nın kuzey batısında bulunan küçük bir köy ve merkezden 62,5 kilometre uzaklıkta. Köy bölgede bulunan mağara ve içinde bulunan Panagia Agiogalusena bizans tapınağı için meşhur. Bu isimler mağaranın içindeki sarkıtlardan akan mağara sütünden geliyor ve geleneğe göre terapötik ve mucizevi özellikleri var (agiasma). Artık köyde yaşam deneyimi elde etmek için bir alan oluşmuş ve bu yerleşimde benzersiz turlar ve açık hava aktiviteleri sunuyor.

KATAVASİ KÖYÜ

Katavasi (İniş) köyü Sakız Adası’nın kuzey batısında bulunan küçük bir dağ köyü ve merkezden 30 kilometre uzaklıkta.

En yakın yerleşim Diefha köyüdür, kuzeye doğru 2 kilometre. Köyün adı bulunduğu yerden geliyor, çünkü adanın başkentini kuzey batı Sakız Adasıyla bağlayan ana yolun üstünde ve çoğu dönüşlerle adanın ana «belkemiğinden» batısına doğru iniyor. Çınar ağaçları ve Selvi ağaçları benzersiz bir manzara yaratıyor. Köyün güney doğusunda güzel bir çam ağacı ormanı var. Köyün en eski evleri küçüktür ve çatıları kurutulmuş topraktan yapılmıştır.
Bölgede tavernalar ve kafeler bulunmaktadır.

DİEFHA KÖYÜ

Diefha köyü Sakız Adasının kuzey batısında bulunan küçük bir köy ve şehir merkezinden 30 kilometre uzaklıkta. Köyün ortalama yüksekliği deniz seviyesinden 240 metredir. Diefha köyü Oros dağının güney batısında inşa edilmiş, bitki örtüsü zeytin ağaçları ve orman ağaçlarından oluşur. En yakın yerleşim Katavasi köyüdür, güneye doğru 2 kilometre uzaklıkta. Kısa ama taşlı bir yol, köyü önemli olan Mundon Manastırıyla bağlıyor.

KİPURİES KÖYÜ

Kipuries köyü Sakız Adasının kuzeyinde bulunan küçük bir köy ve şehir merkezinden 36 kilometre uzaklıkta. Köyün ortalama yüksekliği deniz seviyesinden 340 metredir. Kipuries köyü, adanın en yüksek dağı Pelineo’nun güneyinde bulunan Oros dağının batısında inşa edilmesine rağmen, «Pelineo köyleri» arasında yer alır. En yakın yerleşim Fita köyüdür, kuzeye doğru 2,4 kilometre uzaklıkta. Eskiden Kipuries Fita köyüne bağlıydı. Kipuries’in batısında Malagiotis akarsuyunun kanyonu bulunmakta.


EMPORİOS (MAVRA VOLİA)

Emporios tarihi ve volkanik plajı, Sakız Adası'nın merkezinden 29 kilometre uzaklıkta, güneydoğuda yer alan, adanın en önemli ve büyük siyah taşlı plajıdır. Eski yıllarda, denizin içindeki bir volkanın patlaması sonucu, etrafa yayılan, denizin içinde ve dışında oluşan, zamanla katılaşan lavlar, şimdilerde bizlere, güzel ve tarihi bir görüntü olan, simsiyah taşlı bir plaj sunmaktadır. Oldukça büyük, mavi ve derin suları olan, Emporios Siyah Taşlı Plaj, özellikle ada halkının ve yabancı

AGHİA DYNAMİ

Aghia Dynami tamamen el değmemiş bir plaj olup plajın yakınındaki Kutsal güç kilisesinden sonra isim almıştır. Salagonas koyuna yakın bir yerdedir. Aghia Dynami'ya giden yol Kato Phana'ya gidenle aynıdır.

MERSİNİDİ PLAJI

Mersinidi Plajı, Sakız Adası’nın merkezinden 8 kilometre kuzey yönünde, doğuya baEMPORİOS (MAVRA VOLİA)kan, Meryem Mirtidiotisa manastırı yakınlarında bulunan, küçük taşlı, berrak suyu olan, küçük bir plajdır.

NAGOS

Kuzey Sakız'da, ünlü balıkçı köyü olan Kardamila'dan, 5 kilometre sonra, bir koyun kenarında kurulmuş, küçük bir köydür. Oldükça güzel, temiz, soğuk ve cam gibi deniz suyu, sahilde ve bölgede yer alan tavernaları ile, ünlüdür Nagos. Nagos'ta, sahilden 200 metre kadar uzaklıkta, köyün içinden geçerek yol alan, bir yeraltı kaynak suyu bulunmaktadır. Bu su, 200 metre sonra, denize dökülerek, deniz suyunu daha da soğuk yapmaktadır.

AGİA FOTİA PLAJI

Agia Fotia (Azize Fotini) plajı, Sakız Adası'nın merkezinden ll kilometre uzaklıkta, güneyde yer alan, bir balıkçı köyünün plajıdır. En önemli özelliği, denizinin çok soğuk, her zaman çok temiz ve parlak, tamamıyla küçük çakıl taşlarıyla dolu olmasıdır. Plajı çok büyük değildir. Sahilde yer alan tavernalarda, keyifle, taze deniz ürünlerinin tadına bakabilirsiniz. Agia Fotia'da, tatilinizi geçirebileceğiniz, birçok pansiyonlar da bulunmaktadır.

AGİA MARKELLA PLAJI

Bu (Azize Markella) plaj, Azize Markella manastırının bulunduğu yerde, kuzeybatıda yer alan, derin, soğuk, mavi Ege denizi suları ile nam salmış, ünlü, kayalıklı bir plajdır.
Bu plajın özelliği ise, yıllar önce, Azize Markella ‘nın, babası tarafından öldürüldüğü yerde, kutsal bir kayanın bulunması ve burada, deniz suyunun sıcak olmasıdır.

LEFKATHİA PLAJI

Lefkathia plajı, Sakız Adası'nın kuzey batısında, Volissos köyü yakınlarında yer alan, güneşlenmek için çok ideal, kumlu bir plajdır. Yakınında, Limnos ve Limnia plajları da vardır. Hafta sonları, iyi bir zaman geçirebilmek için, genellikle tercih edilen bir plaj Lefkathia. Aynı zamanda, çevrede, kiralık pansiyon ve odalar da bulabilirsiniz.

KOMİ PLAJI

Komi plajı, güney Sakız köylerinden olan, Kalamoti köyünün 4 kilometre dışında yer alan, tarihi, volkanik siyah taşlı plaj olan Emporios'un, çok yakınında yer alır. Bu plaj, yaz mevsiminde, özelikle Sakız halkının ve yabancı turistlerin tercih ettikleri, çok güzel deniz ürünleri bulabileceğiniz, tavernaları ile meşhur, bir plajdır. Çevrede, hem yazlık evler, hem de büyüklü küçüklü, birçok pansiyon da bulma imkânınız vardır.

GLARİ PLAJI

Glari koyunun plajı, Sakız'ın merkezine yakın, Daskalopetra'dan sonra, kuzeye doğru olan sahil yolu üzerinde, Türkiye'ye bakan ve yaz aylarında, küçük bir beach bar ile hizmet veren güzel bir plajdır.

GİOSONAS PLAJI

Giosonas plajı, kuzeyde bulunan, Kardamila köyünden sonra 6 kilometre uzaklıktadır. Giosonas koyu, kuzey rüzgârı almazsa, oldukça sakin bir koydur. Deniz kenarında, kiralık odalar ve pansiyonlar bulabilirsiniz.

DASKALOPETRA PLAJI

Daskalopetra plajı, Sakız Adası'nın merkezinden, yaklaşık olarak, 7 kilometre kuzeyde, Türkiye'ye bakan tarafta, önü açık, taşlık bir plajdır. Vrondados bölgesinde bulunmaktadır. Aynı zamanda, sahilde, birçok kafeterya ve tavernalar da vardır.

KARFAS

Karfas, merkezin 7 kilometre güneyinde, hem kumsal plajı, güzel güneşi, hem de yazlık evleri, butik otelleri, kafeleri ve pansiyonları ile çok güzel bir beldedir. Özelikle yaz aylarında, artan nüfusuyla, cıvıl cıvıl sahiliyle, yabancı turistlerin güneşlenmek, eğlenmek, yemek ve içki için tercih ettikleri, bir tatil yeridir. Sakız Adası'nın en önemli plajlarındandır, Karfas. Nisan ayından, Eylül ayı sonuna kadar, yerli ve yabancı, birçok kişiye ev sahipliği yapar. Geceleri, sahilde ve otellerde düzenlenen eğlenceler, görülmeye değerdir.


SAKIZ ADASI'NIN DEĞİRMENLERİ

Tabakika bölgesinde, merkezden 1,5 kilometre kuzeyde, küçük bir koy içinde yer alıyor, Sakız Adası’nın değirmenleri. 19. yüzyıl sonunda ve 20. yüzyıl başlarında, Sakız Adası’nda, yavaş yavaş, küçük imalethaneler görülmeye başlamıştır. Bu imalethanelerde, işlenen en önemli ürün, deri ürünleriydi. Bu değirmenler, bu imalethaneler döneminin bir parçasını oluşturmaktaydı.

KORAİS KÜTÜPHANESİ VE ARJENTİ MÜZESİ

Korais Kütüphanesi ve Arjenti Müzesi, Sakız’ın merkezine çok yakın, Korai yolu üzerinde, Metropol kilisesinin yanında, aynı bina içinde bulunmaktadır. Adamantıu Korai Kütüphanesi, Yunanistan’ın en büyük kütüphanelerinden biridir. İçinde, 250.000 kaynak ve kitap vardır. 1792 yılında açılan, Sakız’ın en büyük okuluna ait, bir kütüphaneydi Korais Kütüphanesi. Adamantios Korais ile Yunan ve yabancı arkadaşları, kendilerine hediye edilen kitapları, bu kütüphaneye bağışlamışlardır. Bu nedenle, kütüphaneye Korais’in adı verilmiştir. Günümüzde, Korais Kütüphanesi, Sakız Merkez Belediyesi’nin, tarih kütüphanesi görevini yapmaktadır. Bu kütüphane, Yunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıdır. Kütüphane içinde, çok eski ve değerli, elle yazılmış tarihi kitaplar, yer almakta. Birinci olanak, kütüphanedeki kitapları, isterseniz, kütüphaneden kiralabilirsiniz. İkinci bir hizmet ise, kütüphaneye ait araçlarla, köylere ve uzak bölgelere, kiralanmak üzere, kitap ulaştırma servisinin olmasıdır. Kütüphanenin ikinci katında, Arjenti Halk Müzesi yer alıyor. Bu müzede ise, bütün adadan toplanmış, özel folklor kiyafetleri, el örgü işleri, tahtadan ve bakırdan yapılmış el işleri, yönetimde görev almış kişilerin resimleri, sergilenmektedir. Bütün bu sergilenen eşyalar v.b. bize, Sakızlı halkın 17. yüzyıl sonuna kadar, nasıl yaşadıklarını, hangi evrelerden geçtiklerini anlatmaktadır.

SAKIZ ADASI’NIN MERKEZİ

Sakız Adası, antik Sakız’ın sınırlarıyla, aynı bölgede inşa edilmiştir. Birçok arkeolojik buluntular bize gösteriyor ki, burada, antik zamanlarda, ilk yaşayanlar İonlardı. Son antik dönemde, eski Sakız’da büyük bir liman, tiyatro ve kilise yer almaktaydı. Bu şehir, kuruluşundan günümüze kadar, aynı şekilde, adanın yönetim, ekonomik ve sosyal merkezi konumunda olmaya devam etmiştir. Günümüzde, şehirde, refah ve huzurlu bir dönem yaşanmaktadır. Adanın sakinleri denizcilik (aynı zamanda Sakız Adası birçok armatörün doğum yeridir), balıkçılık veya tarım ile uğraşmaktadırlar. Son yıllarda, adanın tarihi ve doğal güzelliği sayesinde, turizm çok ilerlemiştir. Adayı hem Yunan, hem de yabancı turistler, yaz ve kış ayları süresince, sık sık ziyaret etmektedirler. Size, adanın görülmeğe değer, birçok yerini, ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz.

SAKIZ ADASI’NIN KALESİ

Sakız Adası’nın Kalesi, şehrin en güzel, görülmeğe değer tarihi bir yeridir. Günümüzde, Yunanistan’da, çok az kalede insanlar yaşamakta. Kalenin ilk şekli, Bizans döneminde oluşturulmuştur. O yıllarda, yönetim merkezi olarak, bu kale inşa edilmiştir. Daha sonra, Cenevizli’ler egemenliğine geçince, daha modern bir şekle büründürülmüştür. Rönesans mimarlığının bir örneğidir. Eski zamanda, Sakız Adası’nın Kalesi’nin, çevresinde dokuz kulesi ve uzun bir hendeği bulunmaktaydı. Kulelerin çoğu, hala ayaktadır. Bu dokuz kulenin mimarlığı değişiktir. Çünkü farklı dönemlerde inşa edilmişlerdir. Kalenin, merkezi yolunda, Bayraklı Camii ve Aziz Georgios kilisesi yükselmektedir. Yolunuza devam ederek, ileride kuzeydoğuda, Osmalı’lardan kalmış, bir hamam topluluğu görebilirsiniz. Hala, restorasyon çalışmaları devam etmektedir.

Bu hamamlar, Osmanlı Mimari yapısı olan, kubbelerden oluşmaktadır. Zeno Kulesi de aynı yerdedir. Bu Kule, 1694 yılında, Osmanlı hakimiyeti döneminde, Cenevizli’lerin mimarisinden etkilenilerek yapılmıştır. Aynı zamanda kalenin içinde, görülmeğe değer, başka yerler de bulunmaktadır. Osmanlı yönetiminde görev alan, önemli kişilerin mezarlarının olduğu, bir Osmanlı mezarlığı ve eskiden Cenevizli ünlü bir ailenin evi olan, şu anda, müze olarak kullanılan, İustiniani Müzesi. Bu bina, 15. yüzyılda inşa edilmiş ve günümüzde restore edilmiştir. İustiniani Müzesi’nin içinde; Hristiyanlığın ilk dönemlerine ait bir mozaik, Bizans duvar resimleri, Bizans sonrası ikonlar ve ağaç heykeller yer alıyor. Ayrıca, yine kale içinde, yarım bodrum katı yüksekliğinde, bir su deposu ve Kria Vrisi Çesmesi de yer alıyor. Sakız Adası’nın limanının girişinde, kale surlarının bir parçası olan, Burci adında küçük bir koruma hisarı bulunmaktaydı. Günümüzde, Burci Hisarı yıkık haldedir.

MELEK PAŞA ÇESMESİ

1768 yılında, Melek Paşa tarafından yaptırılan, Osmanlı’lar dönemine ait, Melek Paşa Çesmesi hakkında, birçok gezginci, güzel sözler yazmışlardır. Çesmenin bulunduğu yer; meydana yakın, Belediye Parkı’nın karşısında bulunan, kuzey Sakız yolunun başındadır. Aynı noktadan yine, yol levhalarını dikkate alarak, iç Sakız’a giden yolu da kolaylıkla alabilirsiniz.

VUNAKİU MEYDANI

Eski zamanlarda, bu meydanın yerinde, Vunaki tepesi bulunuyordu. O zamandan beri, aynı adı korumuştur. Antik zamanlarda, şehrin limanı, Vunakiu Meydanı’na kadar uzanıyordu. Bizans ve Cenevizli’ler döneminde, meydanın adı Foru (Verginin) ve Eboriu (Ticaretin) Meydanı’ydı. Osmanlı döneminde ise, meydanın adı, Kılıç Meyanı olarak geçmekte ve Osmanlı askerlerinin, eğitim yapmak için toplandıkları, bir meydan özelliğini taşımaktaydı. Zaman geçtikçe bu meydan, çok değişikliğe uğramıştır.

Fakat meydandaki mermerden yapılmış, Osmanlı’lar zamanından kalmış, iki adet çeşme, günümüzde hala korunmaktadır. Meydandaki birinci çeşme, Mecidiye Camii’nin karşısında yer alan, 1900’lü yıllarda, Abdülhamit’in Padişah oluşunun 25. sene devriyesinde, onun anısına yaptırılmıştır. İkinci çeşme ise, yine belediye binasından sonra yer alan, Melek Paşa Çeşmesidir.

BELEDİYE PARKI

Sakız’ın merkezinde, Vunakiu Meydanı’nın yanında, yemyeşil ve çok güzel bir Belediye Parkı bulunmakta, Bu park, 1912 yılından sonra yapılmıştır. Parkın içinden geçerken ziyaretçiler, denizci Kanaris ve adanın başka önemli kişilerinin heykellerini görebilirler. Yine park içinde şadırvanlar, bir çocuk parkı ve oyun alanı, yer almakta. Yaz aylarında, bu parkta, Tarım Turizm Fuarı düzenlenmektedir. Sakız Adası’nın üreticileri ve tüccarlarının, esnaflarının ürünleri, bu fuarda misafirlere sergilenmektedir.
Aynı zamanda ziyaretçiler, Sakız Adası’nın özel tatlarını, deneme imkanına sahip olmaktadırlar.

BİZANS MÜZESİ (MECİDİYE CAMİİ)

Bu müze, 19. yüzyılda Osmanlı’lar zamanında yapılmış olan, Mecidiye Camii’nin binasında kurulmuştur. Merkezde, tam meydanda yer almaktadır. Bu müzenin içinde, Hiristiyanlığın ilk yıllarından, Bizans dönemine kadar olan, eşyalar ve ikonlar sergilenmekte.

SAKIZ ADASI’NIN DENİZCİLİK MÜZESİ

Sakız Adası’nın Denizcilik Müzesi, Sakız’ın merkezine yakın bir yerde, 19. yüzyılda inşa edilmiş, bir Yunan malikanesinde yer almakta. Bu müzede, Sakız’da, geçmişten günümüze, denizciliğin ve ticaretin yol aldığı süreç, hem fotoğraflarla, hem de maketlerle bizlere anlatılmakta ve sergilenmekte. Arkeoloji Müzesi Bu müzede, tarih öncesi ve antik çağlardan kalmış, birçok eser yer almakta. Seramikler, heykeller, tarihi kalıntılar, yazıtlar, altından ve bakırdan yapılmış ev ve süs eşyaları, müzenin en değerli parçalarıdır

APLOTARİA ÇARSISI

Aplotaria, sermek anlamına gelmektedir. Eski zamanda bu çarşıda, ipek ve benzeri kumaşlar, yere serilerek satışa sunuluyordu. İşte, çarşı adını buradan almaktadır. Aplotaria yolu, şehrin merkezinde bulunmaktadır. 16. yüzyıldan kalmış bir çarşı yoludur. Eski zamanda ve hala günümüzde, ticaret merkezinin, önemli bir yerini oluşturmakta. Bir çok dükkanın olduğu, güzel bir pazar yeri konumundadır. Bu yolda, 19. ve 20.yüzyıllardan kalmış, çok eski malikaneler yer almaktadır.

ANAVATOS KÖYÜ

Anavatos köyü 1346-1566 dönemine ait, bir Bizans köyüdür. Batı Sakız Adası’nda, dik bir vadinin üzerinde kurulmuş, arka sınırı, tamamıyla uçurum olan, bir savunma köyüdür. Denizden 450 metre yüksekte kurulu olan bu köy, uçurumun önünde yapılarak, olası korsan saldırılardan, korunma ve savunma amaçlı olmak üzere, oluşturulmuştur. Batıya bakan tarafta, deniz kenarında bir gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bu köydeki taş evler, birbirine oldukça bitişik, sokakları çok az ve dar, evlerin iç tavanları ahşaptan, pencereleri ise küçük kemerli yapıdadır. Yıllar boyunca, birçok ev hasar görmüş ve terk edilmiştir. Güniümüzde, köyde restorasyon çalışmaları devam etmektedir.

HOMER’İN KAYASI

Vrodados’un kuzey yakasında, Adanın en bilinen abidesidir. Yunanlı’lar onu, Homer’le yakından ilişkilendirmekte ve burayı, onun ünlü şiir okulu olarak kabul etmektedir. Birkaç antik yazarın yazıtları da, bu bakış açısını güçlendirmektedir. Daskalopetra’daki Homer’in kayasına, birçok ziyaretçi ilgi gostermektedir. Bazıları, buranın Homer’in okulu olduğunu söylemekte, bazıları da putperest bir tanrının mihrabı. Richard Chandler (1764) burayı, Tanrıça Kibele’nin, tapınak yeri olarak tanımlayan ilk kişidir. Kibele’nin (Büyük Ana), antik Sakız Adası’nda ve büyük ihtimalle Vrondados bölgesinde, birçok kalıntı ve heykelin, bir adak yazıtının olduğu gibi, aynı yerde, bir de tapınağı vardı. Antik zamanlarda tanrıça, küçük bir tahtta otururken portrelenmiştir. Tapınağın, MÖ 6. yüzyılda inşa edildiği varsayılmaktadır. Bugün, çok kötü bir şekilde hasar görmüş haldedir. Üst kısımları tamamen yıkık ve yüzeyinin çoğu aşınmıştır.

CİTRUS NARENCİYE MÜZESİ

Sakız Adası’nın Kampos Bölgesi’nde yer alan bir müzedir. Bu müzede, Ada’nın narenciye üretimi hakkında, bilgiler sunulmaktadır. Aynı zamanda, müzenin bahçesinde yer alan kafeteryada, çeşitli narenciye ürünlerini ve tatlılarını bulabilirsiniz.

VOLİSSOS KÖYÜ'NÜN KALESİ

Bu kale (Volissos köyü Kalesi), Amani bölgesinin korunması için kurulmuş, bir kale konumundaydı. Kalede, korunma amaçlı oluşturulmuş küçük gözetleme ve işaret kuleleri ile, daha büyük gözetleme kuleleri, yer almaktaydı. Bu kuleler genel olarak, iyi durumdadır. Yıkılmış olan, bazı kısımları da, restore edilmiştir. Volissos kalesinin etrafında, altı adet, yuvarlak gözetleme kulesi, içinde ise eski ev kalıntıları, su deposuna ait kalıntılar ve eski zamanda açılmış, denize ulaşan, bir yeraltı tüneli bulunmakta.

EMPORİOS (MAVRA VOLİA)

Emporios tarihi ve volkanik plajı, Sakız Adası'nın merkezinden 29 kilometre uzaklıkta, güneydoğuda yer alan, adanın en önemli ve büyük siyah taşlı plajıdır. Eski yıllarda, denizin içindeki bir volkanın patlaması sonucu, etrafa yayılan, denizin içinde ve dışında oluşan, zamanla katılaşan lavlar, şimdilerde bizlere, güzel ve tarihi bir görüntü olan, simsiyah taşlı bir plaj sunmaktadır. Oldukça büyük, mavi ve derin suları olan, Emporios Siyah Taşlı Plaj, özellikle ada halkının ve yabancı turistlerin tercih ettiği, özel bir plaj olma niteliğini, yıllarca korumaktadır. Emporios, konaklama için küçük butik otelleri, pansiyonları ve sahil kenarında, güzel balıkçı tavernaları ile, keyifli bir tatil geçirebileceğiniz, sessiz ve sakin bir yerdir.

PİRGİ KÖYÜ

Pirgi köyü, Sakız Adası’nın merkezinden, 25 kilometre uzaklıkta, bir güney sakız köyüdür. İnşa edildiği gibi ayakta duran, 1881 depreminde zarar görmemiş, Sakız Adası ve Yunanistan için önemi büyük, bir ortaçağ köyüdür Pirgi. Bu köy, eski zamanlarda, adanın sakız üretimi, ticareti ve konumu açısından, merkezi köyü durumundaydı. Hala günümüzde, bozulmamış evleri, sokakları, insanları ile, o eski çağları yaşatıyor hissi uyandırmakta. Pirgi köyünde yaşamın, 1080’li yıllarda başladığı söyleniyor. Tam kesin bir tarih olmamakta beraber, bu tarih bize, köyde yaşamın, ne kadar eskiye dayandığını göstermekte. 1346 – 1566 yılları arasında, Sakız Adası’nda hakimiyet kuran Cenovalı’lar, sakız üretimi, ticareti ve geliri, çok iyi olan bu köyü, sık sık gerçeklesen, korsan saldırılarından koruma amaçlı, kendi mimarilerini kullanarak, bir kale köy görünümüne kavuşturmuşlardır. Böylece köy halkı, olası saldırılardan, yıllarca, bu şekilde korunmayı sağlamıştır. Pirgi köyü, dar sokakları, dar kaldırımları, sadece köye giriş ve çıkışı sağlayan iki adet kapısı, siyah-beyaz geometrik desenlerle süslenmiş, taş ve kemerli evleri ile görülmeye değer bir ortaçağ köyüdür. Ortaçağ köylerine has, büyük bir gözetleme kulesi, günümüzde hasar görmüş durumda, köyün meydanında yerini almaktadır. Bu kulenin adı ‘’Pirgos‘’tur (kule anlamına geliyor) ve köy adını ‘’Pirgos’’tan almıştır.

AGİO GALAS (AZİZ GALAS) MAĞARASI

Sakız Adası’nın merkezinden, 72 kilometre kuzeybatıda yer alan, Agio Galas köyü, küçük bir kayalık dağın tepesinde kurulmuş, aynı zamanda, bir mağaranın bulunduğu, köy olma özelliğini taşır. Ziyaret edilebilen bu mağarada, Neolitik Dönemden (M.Ö. 6.000-5.000), M.Ö. 2700 yılına kadar, insanların yaşadığı bilinmektedir. Hem Antik, hem de Roma çağında, tapınak ve ibadet yeri olarak kulanılmıştır. Mağaranın girişinde, Azize Anna adında, küçük bir kilise de vardır.

MESTA KÖYÜ

Sakız Adası’nin merkezinden 35 kilometre uzaklıkta, bir güney köyüdür Mesta. Mesta, ortaçağ köylerinden en eski ve en uzakta olanıdır. Ama aynı zamanda, iyi korunmuş sağlam taş evleri, dar ve çoğu yerde üzerleri kemerlerle kapatılmış, labirent sokakları ile, açık bir müzeyi andırır bizlere. Diğer ortaçağ köyü olan Pirgi gibi, Mesta köyü de, korsan saldırılarından korunma amaçlı olarak, yine bir, kale köy olarak inşa edilmiştir. Köye giriş ve çıkış, sadece iki kapıdan yapılmaktadır. Tehlike anında, bu kapılar kapatılmakta, zaten üzeri de kapalı olan köyde, güvenlik bu şekilde sağlanmaktaydı. Mesta’nın diğer bir özelliği ise, mimarisi beş köşeli olarak yapılmış ve her köşeye de, birer gözetleme kulesi yerleştirilmiştir. Aynı zamanda, köyün meydanında da, büyük bir merkez gözetleme kulesi bulunuyordu. Günümüzde, bu beş kule, restore edilerek, ev haline getirilmiş, meydandaki merkez kulenin yerine ise, Sakız Adası’nın en büyük ve önemli kiliselerinden biri olan, Eski Taksiarhi Kilisesi, 1794 yılından önce, buraya inşa edilmiştir. Kilisenin içinde yer alan, hem tarihi tablolar, hem de büyük meleklere ait (Mikail ve Cebrail) iki adet ikon, çok önem arzetmektedir. Bu kilise, ziyarete her zaman açık ve önemli bir kilisedir.

GÖZLEM KULELERİ

Vigleler, ayrıca Friktoriler olarak da bilinir, MS 11. yüzyıl başlarından 19. yüzyıl başlarına kadar adanın korumasında önemli gözlem kulesi sistemleridir. Yarı-silindirik olan Sakız Adası Koula'nın Viglası dışında 15m çapında, 12'den 20'ye kadar yükseklikteki silindrik binalardır. Eğer bir Viglatoras (gözcü) bir düşman gemisi görseydi diğer Vigleleri bir ateş yakarak (gece) ya da dumanla işaret vererek (gündüz) bilgilendirirdi, böylece köylüler koruma için hazırlanacak zaman kazanırdı. Bu sebeple, Viglatoraların bir defada sinyal verebilmeleri için Vigla'nın içinde odunlar hazırda bulundurulurdu. İçerine ağırlıklarının 2/3'ü kadar moloz doldurulurdu. Viglelerin herhangi bir kapısı ya da girişi yoktu. Gözcü, Viglatoralar, engelle birlikte bir halat atarak Viglaya girebiliyordu. Kapısının olmaması ile, eğer bir violate düşmana izin verseydi, genellikle korsanlar girer ve Vigladaki adamları öldürürdü, hafif silahlı viglatoreler başarılı bir şekilde herhangi bir saldırıyı kırabilirdi. Sakız Adasında yaklaşık 50 Vigle vardı. Düiman gemilerinin açık denizden Adaya ulaşabilecek koyların tamamını kaplamaktaydılar. Her Vigla'nın tepesinden Viglatoralar kolayca diğer Vigleyi her bir taraftan görebilirdi. Adanın Kuzey tarafındaki Vigleler neredeyse tamamen yok olmuştur fakat adanın güneyinde ve özellikle güneydogu tarafında iyi korunmuşlardır.

OLİMPİ MAĞARASI

Olimpi mağarası, Olimpi köyünün güneyindedir. 1985 yılında kaşfedilmiştir. Ziyarete açık, sarkıt ve kalkıtlardan oluşmuş, ilginç bir mağaradır. Mağaranın girişinden, Ege Denizi manzarası, oldukça güzeldir.

MESTA KÖYÜNÜN KİLİSELERİ

Eski Taksiarhis kilisesi, Mesta köyünün tam meydanında yer alan, Sakız Adası’nın en büyük ve önemli kiliselerinden biridir. Mesta’nın ortasında bulunan merkez kulesi yıkılarak, bu kilise yapılmıştır. 1794 yılından önce inşa edilen kilise, 1794’te büyütülerek iki bölümü bir kilise haline getirilmiştir. 1883 yılında ise, kilisenin içine, Sakızlı ustalar tarafından yapılmış, eski tahta el oymacılığını, bize çok iyi gösteren, tahtadan, ikon resimli bölümler eklenmiştir. Mesta’daki diğer önemli kiliseler ise, Agia Paraskevi (Azize Papaskevi), Agios Vlassios (Aziz Vlassios) ve Agios İoannis (Aziz İoannis) kiliseleridir.


Çiçek suyu ve gül suyu, mandalina, portakal, yasemin, sakız, badem.
Ve yanında, şarap, uzo ve likör, küçük domates, kaya koruğu otu ve kapari, süt ürünleri, balık ve deniz ürünleri.
Kocaman bir gastronomi kültürü, bir adanın birkaç kilometre karesinin içinde. 

YEMEKLER

Sakız Adası mutfağı çok ilgi çeker çünkü yemeklerin çoğu Yunanistan’ın başka yerlerinde yoktur; en azından aynı pişirme yöntemiyle.
Ispanaklı köfteler, hatmi filizleri, rezene vb. otlar, pazı, ıspanak ve hodan otuyla yoğurulmuş ve domates salçasıyla servis edilen balık yumurtası köftesi, naneli patates köftesi.
Sakız Adası’nda börekler genelde otlu olur. Tambura börekleri sarı balkabağıyla yapılır, ayrıca bununla yerel ravyolileri doldururlar. Sevilen bir ilkbahar yemeği olan ama günümüzde kaybolmaya başlayan Kuçunades’li sfugato (çiçek açmadan, haşhaş yapraklarıyla yapılan omlet) ve taze baklalı sfugato. Çok az yerde bulunan ilginç bir yemek semizotlu çorbadır. Et suyuyla yoğurulmuş ve kızartılmış bulgur toplarıyla yapılan salçalı domuz eti farklı bir yemek çeşididir. Bayram yemeklerinde hep et olur, Genelde keçi, ya içi dolu (sırtı karaciğerle ve akciğer pilavlı ve baharatlı) ya da acem’i hatırlatan, sadece pilavlı olarak yapılır. Keçiyi haşlayıp, yumurta ve limon soslu çorba yapılır, dana eti veya mezgit balığı zeytinle servis edilir. Zeytinyağlı kekik otlu fırında tavşan ve tencerede otlu olarak ve ya güveç halinde sunulur. Eskiden tarhana ve ya el yapımı şehriyeyle farklı kuşlar pişirilirdi. Yazın çoğu ev hanımı, yemeklerin yanında yeşil domatesi dilim halinde kesip unla kızartırlardı. Dolmanın pilavını hatırlatan, Sakız’ın naneli patlıcan pilavını deneyebilirsiniz. Ayrıca begoto, soğan halkalarıyla izmarit böreği de beğeneceğiniz lezzetler arasındadır.

TATLILAR

  • Badem pastası,
  • Badem ezmesi (tarçın veya çiçek suyu aromalı),
  • Mandalinalı badem ezmesi,
  • Kurkubini (kurabiye çeşidi)
  • Bademli ve ya bademsiz mamulya kurabiyesi(içinde kuruyemiş ve çiçek suyu),
  • Masuraki (yufka, bal, badem),
  • Sakız reçeli,
  • Mastihakya (yufkalı küçük tatlılar, içinde badem, acı badem, limon ve yumurtanın beyazıyla karışık, tatlı sakız ve toz damla sakızı),
  • Bodino (ekmek ve yumurtalı tatlı),
  • Pastiçakya (tereyağlı ve yumurtalı hamur, içinde tatlı vişne ve fırında pişmiş),
  • Revani (sütlü ve limon aromalı),
  • Raturya (portakal suyu ve yumurtalı hamur, ballı şurup ve tarçın aromalı),
  • Sakızlı samali.

EV YAPIMI İÇKİLER

Mandalina suyu, kayısı çekirdeğinden likör, sumada (badem suyu), suma (incir rakısı), Kuruniotiko veya Mestusiko tatlı şarap seveceğinizi düşündüğümüz içeceklerden olabilir.

Aktiviteler

Sakız

Sakız Adası’nda yetişen sakız ürünü, dünyada benzeri olmayan ve sadece Güney Sakız Adası’nda üretilen, bir tarım ürünüdür. Sakız üretimi yapılan, bu güney köylerinin genel adı da ‘’Sakız Köyleri‘’dir. Bir sakız ağacından, yaklaşık beş yaşında olunca, ürün alınmaktadır. Sakız ağaçlarının bakımı ve ürün alma dönemi, daha çok, Temmuz ayından Ekim ayına kadar olan dönemdir.Toprağa üst üste biriken, damla halindeki sakızlar, büyük parçalar oluşturur, Bu parçalara ‘’pita’’ adı verilir. Bu küçüklü büyüklü sakız parçaları, köylüler tarafından toplanır ve sakız köylerine getirilerek, kış mevsimi boyunca, büyük bir sabırla, evlerde, bütün aile fertleriyle beraber temizlenir ve satışa hazır hale getirilir.

Mostra Karnavalı

Eski zamanda, bir cuma günü, köye korsanlar tarafından, köyün geliri olan sakızı elde etmek amacıyla, bir saldırı yapılmıştır. Bu saldırı olmakizdan önce, köyün gözcüsü, korsanları görmüş ve köy halkına saldırıyı haber vermiştir. Böylece, köylüler, saldırıyı geri puskürtmüşler ve mücadeleyi kazanmışlardır. O zamandan beri, bu olayı, her yıl aynı gün (Karnaval döneminin son cuma günü), köylüler, yüzlerini elde yapılmış bir maske kullanarak ve farklı kıyafetler giyerek, bir bayram havasında kutlamaktadırlar. Aynı haftanın pazar günü ise, köyün meydanında toplanarak, ‘’Talini’’ adında, özel bir folklör gösterisi yapmaktadırlar.

Ağa Geleneği

Ortaçağ özelliklerini koruyan sakız köylerinde, Mesta ve Olimpi, Pirgi, Elata ve Liti’de her sene Katari Deftera (Temiz Pazartesi) günü ağa geleneği canlandırılır. Özel bir mahkemedir ve kimse ceza ödemeden kaçamaz! Ağa geleneği Türk döneminden gelme 1830-1840 yıllarından. Türk hakimler her fırsatta Sakızlılara ceza verirdi ve yerlilerin bu davranışa karşı öfkesinden doğdu. Etkinlikler sırasında, köyün genç erkekleri ve kızları yerel kıyafetler giyerek dans ederler.Müzik aletlerinin sesiyle geleneğe katılan maskeliler var. Orada bulunanlar, birazdan yargılanmak için belki kendi sıraları geleceğini bildiği için, şakalaşıyorlar, birbirlerine takılıyorlar ve bağırıyorlar.