Patmos, yeryüzü cenneti!


Sadece yeryüzü cenneti olarak doğanın değil, kaderini ve hedefini belirleyen yaradanın bağışladığı bütün güzelliklerini keşfetmek için ziyaretçilerini bekliyor. Yunan Hükümeti, bu yerin özelliğini ve kutsal tarafını kabul ederek, 1981’de milli meclis’in yasasıyla Patmos’u “Kutsal Ada” olarak ilan etti. Ayrıca Unesco, yüzyıllarca bu adanın önemini ve değişmemiş güzelliğini ve canlığını vurgulayarak Patmos Khora’sini, Aziz İoannis Teolog Manastırı’nı ve Vahiy Mağarası’nı 1999’da Dünya Miras Eserleri olarak sınıflandırdı. Bu arada Patmos, Avrupa’daki en önemli yedi ibadet yerinden biri olarak COESIMA ağına aittir.


Bulunduğumuz konumdan Patmos adasına en yakın ulaşım, Samos Adası üzerinden feribotla geçiştir. Yolculuk Ortalama 1 saat kadar sürmektedir.

Ayrıca tercih ederseniz Celestyal gemileri ile çıkacağınız 3 gece ve ya 4 gecelik Yunan Adaları seyahatinizde de ilk durak Patmostur.

Patmos’a Pire’den 8 saatlik gibi bir seyahatla ulaşabilirsiniz. Bu arada Siros, Paros, Naxos, İkarya, Sakız, Midilli, Leros, Kalimnos, Kos, Rodos ve Lipsos adalarının arasında  ulaşımı vardır.

Ayrıca, yaz ayları boyunca Patmos ve  Kavala arasında ulaşım vardır.


Ege adalarının en küçük yerleşim yerlerinden biri olan Patmos, Samos’un Güneyinde, Ikaria’nın Güneydoğusunda, Leros’un Kuzeybatısında ve Türkiye’nin kıyılarından  25 mil uzaklıkta bulunmaktadır.

Adanın şekli maksimum 6 km çapı ve 9,6 km genişliğe sahip deniz atına benzetilir ve kıyı uzunluğu 62,4 km’dir. En yüksek noktası Hz İlyas tepesi (269m yüksekliğinde)  olan ve iki kanal ile birbirine bağlanan üç kara bloktan oluşmaktadır. Volkanik bir ada olan Patmos ana hatları ile  koyların, küçük limanların, körfezlerin, burun ve garip şekilli kayaların oluşturduğu etkileyici bir dizi deniz kıyısı sunmaktadır, art bölgesi ise iki ucunda yüksek seviyedeki kabartılar ve sıklıkla körfezin en iç noktasındaki kayalık tepeler, daha alçak seviyedeki çayırlar ve küçük vadilerle karakterize edilir.

Ziyaretçiler adanın en büyük beldesini ve Patmos’un limanını oluşturan Skala’yı hem varış noktası olan pitoresk turizm tesisinden hem de adanın en büyük beldesini ve Patmos’un limanını oluşturan Skala’dan Hora, Kampos, Grikos ve adanın diğer köşelerine kadar ve Ege’nin masmavi manzarasının tadını çıkarabilir ve Patmos’un sunmayı vaat ettiği doğal güzelliğinin bütün eşsiz görüntülerini keşfe çıkabilir.

“Tanrı’nın Vaazı ve İsa”nın Tanıklığı için Patmos olarak ünlenmiş adaya geldim. Pazar gününde Tanrı’nın Ruhunu duyarak vecde geldim ve boru gibi bir ses duydum: Göreceklerini kitaba yaz ve yedi kiliseye yolla.”
İoannis Vahiyi, α,9

Alanına göre Yunanistan’dan on kat daha büyük olan aynı zamanda her ziyaretçisini esintisiyle kucaklayan rahat, huzur, canlılık, gizemlilik ve eğlenmeyi ideal hedef haline getiren Patmos’u bazıları kayalı ve mağaralı bazıları kumlu eşsiz koyları ve sahilleri çok şeritli dantel gibi olan kıyı şeridini yaratır.

Tepesinde taç gibi hükmeden Aziz İoannis Teolog’un “Kastromonastiro”yla (Kale Μanastırı), manastırının etrafını çevreleyen canlı ve dolambaçlı sokaklarıyla ve konaklarıyla şehrin ortaçağ kenti ve beldelerinin özel mimarısı, kültürünü ve taklit edilemeyen Kozmopolit unsurlarıyla huzuru bir araya getiren hem farklı hem çağdaş bir alemi ziyaretçilerine sunmaktadır.

Kaderi tayin etmek ve Patmos’u bütün dünyada bildirmek için İsa’nın Baş keşiş Öğrencisinin, İoannis, Patmos Mağarasında yazdığı Kutsal Vahiy Kitabı da bu kutsal ve Tanrı’dan gelmiş kelimelerle başlar.
Hristiyan Geleneğine göre Patmos, Tanrı’nın sesinin duyulduğu dünyanın iki bölgesinden biridir.

Günümüze dek var olan “Vahiy Kutsal Mağarası”’nda İncil Yazarı İoannis, Tanrı’yla konuştu O da Vahiy kutsal Kitabını bildirdi. O zaman İoannis, Prohoros adlı öğrencisinin yardımıyla Kitabı deftere geçirdi. Bu kitap, kehanet olduğuna inanan ve bu yeri görüp ibadet etmek için bütün dünyadan gelen Hristiyan dindarlara hayranlık ve Tanrı korkusu duymalarına sebep olmuştur.
Dünyanın her köşeden ziyaretçiler ve dindarların geldikleri “Vahiy Adası” ya da ,“Ege’nin Kudüs’ü”, 1981’de “Kutsal Ada” olarak ilan edildi ve 1999’da Patmos Kenti, Aziz Ioannis Teolog Manastırı ve Vahiy Mağarası, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO tarafından Dünya Miras Eserleri ’ne katıldı.
Patmos, özellikle dini miras, kültür zenginliği ve hayret edilecek doğal güzelliğiyle Tanrı tarafından kutsanmış yerlerden biridir. Tanrısal ve gizemli esintisinin eşsizliğini yaşamaları için hazır bulunan, dindarları davet ederek, dünyanın üstünde parlayan manevi bir fenerdir.


SKALA

Adanın tek limanı Skala, hem ulaşım kolaylığı bakımından hem de Patmos’un görülmeye değer bütün sahillerine, Arkia ve Marathia Adacıkları’na geziler için kalkış yeri olması bakımından canlı bir turizm merkezidir. Ayrıca 1.415 daimi sakinleriyle en büyük ve en yoğun nüfuslu belde ve Khora’da bulunan Belediye’nin dışında Patmos’un bulunan bütün kamu hizmetlerinin, ticari-turistik mağazaların, bankaların, çeşitli kahvehanelerin, tavernaların, lokantaların, otellerin ve kiralık odaların bulunduğu yerdir. Aslında adanın gece hayatının kalbi burada çarpar. Canlı müzikli diskolar ve tavernalar, gece yarısına kadar açıktır. Limanın kuzey bölümünde de eğlenmek için yatların ve yelkenli gemilerinin limana demirlemesi için de marina bulunmaktadır.

16. yüzyılda Skala, hem yerli hem yabancı gemilere güvenli demirleme sunarak Akdeniz’in en önemli limanlarından biriydi. Fakat korsan baskınları korkusu yüzünden o dönemde binaları sadece mal depoları ve atölyeler olarak kullanırdı. Ancak 18. yüzyıl sonundan ve bazı ailelerin yerleşmesinden itibaren adanın ekonomi, edebi ve sanatı gelişmesine katkıda bulunarak ticaret ve denizcilik merkezi haline gelir. Bugün, 1972’de Diktatörlük döneminde inşa edilmiş Skala Limanı, adanın gelişmesine ekonomi kutbu, dış dünyasına kanal ve diğer adaya bütün yolların başladığı nokta olmaya devam etmektedir.

Skala, kıyıdaki liman olarak yeri sayesinde Oniki Adalardaki İtalya işgalinin mimari etkisini yüksek bir derecede taşımaktadır. Tipik örneği rıhtımda bulunan “İtalya Binası”‘dır. Bölgede bulunan diğer görülmeye değer yerler, Aziz İoannis Vaftizhanesi ve Kasteli Tepesindeki eski akropol yeridir. Ayrıca, Skala’ya yakın, 17. yüzyılında eski kutsal mihrabın temellerin önünde inşa edilmiş Agia Paraskevi Kilisesi ve limana karşı olan Kumana Tepesinde aynı yüzyılda tarihlendirilmiş Meryem Kumana iskemlesi bulunmaktadır.

KHORA

1999' dan beri UNESCO Dünya Mirasları arasında olan ve 541 daimi sakinleriyle, adanın Başkenti Khora, İskele Limanı’ndan 4 kilometrelik bir mesafede, Patmos’un orta güney bölgesinde bulunmaktadır ve adanın ikinci en büyük beldesidir.
Tahkim edilmiş Bizans Aziz Teolog’un Manastırı surların aşağısında inşa edilmiş, kaynaklandığı ortaçağ beldenin mimari özellikleri bugüne kadar tutmuştur. Genişliği 1.5 metreye kadar olan dar, dolambaçlı sokaklar, muhteşem konaklar ve birbirleriyle ilişen alçak evler, yer üstü bir yol yaratan yüksek avlu duvarları ve düz bacalar. Düzenli iç yerleri ve bol bol çiçekli elvan avlular gizleyen basit çizgiler ve göz kamaştırıcı beyazlıktadır.
Patmos’ un kültürel güzergâhının ve kuvvetinin odak noktası olan Khora, merkezi Kutsal Manastır olarak tarihi gelişmesini ve yayınlanmasını çizen semtlerden oluşmaktadır.

  • Batısında Allotina, 1453’te İstanbul’un fethinden sonra adaya sığınan Bizans ailelerin yarattığı beldeydi.
  • Doğusunda Kritika, 1669’de Handakas’in fethinden sonra Giritli göçmenler tarafından yaratılmış beldeydi.
  • Kuzeyinde en yeni belde, 18. yüzyılda İskele Limanı’ndaki hareketi izlemek isteyen denizciler ve tüccarlar tarafından geliştirilen denize manzaralı Aportiana’dır.

Aralarındaki şehirciliği ağa, dış düşmana karşı tahkimatı yansıtan ve sınırlarını sadece yerlilerin tanıdığı semtler (Elemonitra, Kilimundra, Laura, Lornia, Maguri, Niohori, Pezula) yaratan yoğun biçimde yapılaşmış alçak evlerle bağlılığını korumuştur.
Hora sokaklarında gezmenin ve harika manzarasının dışında turistik türlerin çeşidiyle iyi bakılmış mağazalar, lokantalar, canlı tavernalar, ünlü diskolar, bir otel, kiralık odalar da vardır.

Aporthianos Yolu, tarihi bir kaldırım

Aporthianos Yolu, (Kent’ ten İskele’ye kadar 40 ve ters yönde 50 dakikalık yürümesi) Kent’i ile İskele’yi birleştiren 2.4 kilometre uzunluğu eski taş kaldırımı ve adanın ilk kamu yoludur.
1819’da Sardeon Metropoliti Nektarios döneminde inşa edildi ve Çevre ve Kültür Yunan Şirketi (ΕΛΛΕΤ) “Kültür Patikaları”programının çerçevesinde ziyaretçilerine gezme imkanını vererek 2010’da itibarı iade edildi.

KAMPOS

Adanın kuzeybatı bölümündeki Kampos beldesi Khora’dan 9 km ve Skala’dan 6 km bir mesafededir ve verimli bir bölgede bulunmaktadır. 633 daimi sakiniyle iki küçük köyden oluşmaktadır: Khora’nın sakinlerinin yazlıklarını inşa ettirdikleri ve alçak tepelerde uzanan Akdeniz beldesi Epano (Yukarı) Kampos ve eş adlı koyun yanında inşa edilmiş Kato (Aşağı) Kampos’tur.

Hem eski hem yeni evleri, okul ve Evaggelismos kilisesinin bulunduğu merkez meydanı olan Pano Kampos, 1937’de tarihlendirilmiş ve mucizeler yaratan ikonanın saklandığı geleneksel bir beldedir. Belde 11. yüzyılın sonunda ikamet edilmeye başladı. O dönemde Manastı’a yakın evlerin bulunması yasak olduğu için Kutsal Manastır’ın ustaları orada kalırdı.
Kato Kampos, küçük bembeyaz evler, bostanlar, meyveli ağaçlar, zeytinler, camlar, okaliptüsler -ve doğu uçunda sandallar ve eğlenmek için teknelerin bulunduğu küçük limanı olan – Kampos sahili boyunca ılgınlardan nitelendirilmektedir. Kato Kampos’ta sahilin yanında park yeri, lokantalar, deniz kıyısındaki diskolar, oteller ve kiralık odalar da bulabilirsiniz.
Kampos, merkez meydanının biri yolu, kıyı beldesine ve Patmos’un kuzeybatı bütün sahillerine, diğer yolu da daha az turistik, ama eşsiz hedeflere götürdüğü için adanın boğum noktası sayılmaktadır.

GRIKOS

Adanın güneybatı bölgesinde olan Grikos eskiden pitoresk balık köyüydü (Bölgede ilk çiftlik evi inşa edildiği için eskiden Agrikia yani çiftlik evi denirdi), bugün de zengin turistik altyapısı olan modern bir beldesi haline gelmiştir. Eş adlı koyun kıyısının en iç noktasında, küçük yeşil bir ovada inşa edilmiş Grikos, 77 daimi sakiniyle Patmos’un dördüncü beldesidir. Kıyı asfalt yolundan düzenli ulaşımı olan Skala limanından 4.5 km bir mesafede bulunmaktadır.

Petra sahili olan ve “Kallikaçu” kayasına harika manzaralı Grikos koyu, Uluslararası Örgütü “Most Beautiful Bays in the Word” tarafından dünyanın en güzel koylarından biri olarak nitelendirilmişti. Sahilinin bir bölümünde de yerli mutfakla ve nefis yiyeceklerle lokantalar, kiralık odalar ve 5 yıldızlı otelleri vardır. Ayrıca, eğlenme tekneleri için küçük bir marinası vardır ve Tragonisi adasından gelen rüzgarlardan korunmuş olduğu için demirleme imkanı da sunulmaktadır.


Patmos’un sahil şeridinde, kıyılar, koylar, limancıklar, burunlar ve garip biçimli kayaların çarpıcı çeşitleri vardır. Tesbih boncukları gibi, sahillerin her biri kendi özellikleriyle birbirinin ardından gelmektedir.

Agrio Livadi (yada Agriolivado)

Ilgınları, lokantaları, beach barları, genç havası ve deniz sporları olan, örgütlü, kumlu bir sahildir. Skala’ nın 4 km kuzeydoğusunda (yürüyerek 35-40 dakika) bulunmaktadır ve berrak, sığ suları için meşhurdur.
Karşısında Agia Thekla adacığı eş adlı kilisesiyle bulunmaktadır.

Aziz Teologos

Sahil, Aziz İoannis Teolog Vaftizhanesi’ne götüren Skala’daki koyun içinde bulunmaktadır.Az bir mesafede kamu park yeri, kafe, taverna ve lokanta bulunmaktadır. Kolayca ulaşılabildiği ve sağlanmaların yakın bir mesafede bulunduğu için sahil epey meşhurdur.

Alikes

Adının da açıkladığı gibi (alikes deniz tuzlası demektir), eskiden bu bölgede Patmos Manastırı’nın deniz tuzlası vardı. Adanın güneybatısında bulunan Stavros koyunun kuzey ucunda bulunmaktadır.

Apollu

Arkii adasına manzaralı bu kayalı, küçük sahil, adanın kuzey ve batı bölümünde, Apollu küçük kilisesinin aşağısında bulunmaktadır.

Aspri

Kumlu ve küçük çakıllı Aspri sahili, Skala’dan küçük bir mesafede ve Meloi’den önce bulunmaktadır. Patmos Manastırı’na manzaralı, gölge eden ılgınları ve biri uçunda balık lokantası olan küçük bir sahildir.

Vaya

Adanın kuzey bölümünde, Kampos’a yakın (otobüs durağından 1 km mesafede) ve Skala’dan 7 km bir mesafede bulunan, gölge eden az ağaçları ve tertemiz masmavi suları olan çakıllı Vaya adanın en sakin sahillerden biridir. Koyun tepesinde soğuk tabaklar ve tatlılar sunan bir kafe vardır.

Geranos (yada Livadi tu Geranu)

Yabancı turistlerin en sevdiği ve en sakin sahillerden biri olan mavi yeşil berrak sularla, çakıllı olan Geranos, adanın kuzeybatı bölümünde bulunmaktadır ve yaz meltemlerinden korunmaktadır. Şezlongsuz fakat birçok ılgınlı Geranos’un karşışında yüzerek ulaşılabilen Ai-Giorgis küçük adacığı ve kilisesi vardır. Başında bir lokanta vardır.

Grikos

Grikos koyunda göle benzeyen küçük çakıllı ve kumlu güzel bir sahili vardır. Kosmopolit bir havası olan yelken demirleme yeridir. Dar bir şeritle karayla birleşen ve sahil boyunca yürüyerek ulaşılabilen büyük bir kaya olan “Kalikaçu kayasι” manzaralıdır.
Grikos sahili Skala’dan yaklaşık 4.5 km bir mesafede bulunmaktadır. Sahilde bazı imkanlar ve şezlonglar vardır, etrafında ise küçük pitoresk lokantalar bulabilirsiniz.
Grikos koyu, Dünya Birleşimi The most beautiful mays in the word, dünyanın en güzel koyları Programına aittir.

Diakofti

Diakofti sahili, Skala’nın güneybatısında, adanın en dar bölümünde (ancak 200m), şahane bir manzarada bulunmaktadır. Biri uçunda geleneksel yemekler sunan lokantanın bulunduğu büyük özel tersanesi olan çakıllı sahildir. Adanın bu noktası çok meşhurdur çünkü bu noktadan Psili Ammos sahiline götüren bir patika başlamaktadır.

Kampos 

Adanın kuzeybatı bölümündeki Kampos sahili en kalabalıklarından biridir. Hem kumlu hem küçük çakıllıdır ve temiz mavi yeşil, sığ suları vardır. Ayrıca deniz sporları yapma olanakları da vardır. Etrafındaki bölgede lokantalar, kafeler, barlar ve kiralık odalar da vardır.

Lampi

Adanın kuzeybatısındaki berrak sularla, elvan çakıllarıyla meşhur olan şahane bir sahildir. Hatta çakıllara hayran olanlar ve hatıra olarak alanlar o kadar çoktu ki artık toplanılması yasaklanmıştır. Adı çakılları, denizi ve güneş parıltısından gelmektedir. Sahilin sağındaki kayaları da elvan ve ilginç biçimlidir.
Şemsiyeler, şezlonglar, kafe, geleneksel lokantası da olan Lampi, Skala’dan 9.5 km bir mesafede bulunmaktadır.

Lefkes

Adanın batısında, eş adlı koydaki Lefkes sahili, fazla meşhur olmadığı için kalabalıktan kaçmak isteyenler için idealdır. Ancak açık deniz meltemlerine engel olamadığı için, genellikle dalgalıdır. Sahile götüren yol başta asfalt, sonra toprak yol olmaktadır. Sahilde kantin vardır.

Ligginu (yada Didimes) 

Vaya’dan küçük bir mesafede, taşlı bir patikayı takip ederek (yürüyerek 15 dakika gibi) birbirine çok benzeyen (bu yüzden didimes yani ikizler adlandırıldı) ve iki burun arasında muhteşem bir manzara yaratan iki koy bulunmaktadır. Sahillerin ikisi de küçük çakıllı ve kumludur, berrak masmavi suları da vardır.

Livadi Kalogiron

Eskiden bu bölge keşişlerin inziva yeri olduğu için öyle adlandırılmıştır (Keşiş Ovası). Sisam manzaralı, muhteşem bir manzara içindeki çakıllı bir sahildir. Sahilde büfeler vardır.

Meloi

Pitoresk bir koy olan Meloi, etrafındaki bölgenin incirlerin ve kavunların tatlılığı yüzünden öyle adlandırılmıştır. Skala’nın kuzeyine çok yakın bir mesafededir (1.5 Km veya 15 dakika) 

Petra

Petra sahili,“Kalikaçu Kayası” ile kara birleştiren dar şeridin yanında bulunmaktadır. Hem denizde hem kıyıda bulunan büyük beyaz çakılları ve berrak masmavi suları olan örgütlü bir sahildir. Meşhur Kaya 14. yüzyıla kadar inziva yeriydi ve bugüne kadar işlemeli basamaklar ve su deposu vardır. Tepesinde unutulmaz bir manzara vardır. Sahil örgütlüdür ve ziyaretçiler deniz sporları yapabilmektedir. Petra’da kantin ve sahile yakın geleneksel yemek sunan lokantalar vardır.

Sapsila

Skala ve Grikos arasında bulunan, Patmos’un güneybatısındaki kumlu küçük bir sahildir. Sahil, eş adlı küçük yemyeşil beldenin içinde bulunan patikayla ulaştırılabilmektedir.

Psili Ammos

Adanın en güzel sahillerden biri sayılmaktadır ve adının açıkladığı gibi (psili ammos ince kum demektir) egzotik bir güzelliği veren ince altın kumu ve mavi yeşil suları vardır. Ulaşım ya deniz araçılığıyla (her gün Skala’dan kalkan kayıklarla 45 dakikalık bir mesafe) ya da Diakofti’deki patikayı takip ederek (yürüyerek yarım saat gibi) olmaktadır. Azcık ılgınları sayesinden gölgesi var ve yaz boyunca lokanta açıktır.

Ayrıca, kayık ya da yelkenle komşu adacıkların şu sahillerini kesfedebilirsiniz:

Arkii (veya Arki)

Αrkii, Patmos’un kuzeybatısındaki bir adacık karmaşasından en büyüğüdür, Lipsi adasının kuzeyine yakın bir mesafede bulunmaktadır. Etrafında Smineronisi, Tsuka, Tsukaki, Avaptistos, Makronisi, Psathonisi, Kalovolos, Nisaki ve Marathi adacıkları vardır ve “Natura 2000” tarafından korunmaktadır. 44 daimi sakini ve 6.69 kilometrekare alanı vardır. Kıyının uzunluğu yaklaşık 25 km’dir.
Küçük liman rüzgarsızdır. Etrafında yazın lokanta ve kiralık odalar olarak işleyen eski, beyaz taş evler vardır. Arkii adacığının meşhur sahilleri Limnari, Kapsalismenos ve masmavi suları, yarısı kum yarısı da çakılı olan koyun önündeki rüzgar ve kayalardan korunan Tiganakia’dır.

Marathi 

Skala limanından 9.3 mil mesafedeki 355 alanı olan küçük bir adacıktır. Adacığın batısındaki Marathi koyunda eşsiz ve unutulmaz kumlu sahil bulunmaktadır, aynı koyda ise genellikle eğlenme tekneler demirlenmektedir. Adada üç lokanta ve kiralık odalar vardır. 

Hiliomodi

Skala’dan 9.3 mil mesafedeki Hiliomidi, Bizans tahıl ölçü birimi, “modi”’den adını almıştır çünkü eskiden bu yer tahıl geliştirilme yeriydi. 280 dönümlü ve en yüksek tepesi 114 metredir. Büyüklü küçüklü olmasına rağmen batı tarafında büyük çakılları olan sahili vardır. Hilomidi eskiden keşişler tarafından inziva yeri olarak kullanılırdı hatta Aziz Panteleimonas kilisesi de hala ayaktadır. Bugün, yazın sürülerini getiren bazı besicilerin dışında, Hilomidi ıssızdır.


KHORA’NIN YELDEĞİRMENLERİ

Patmos Kutsal Manastırı’nın batısında inşa edilmiş, denize manzaralı tepeciğin en yüksek noktasında olan Khora’nın üç yel değirmeni, Milli komşu semtine adını verdi ve 2010’daki restorasyonundan sonra Europa Nostra tarafından ödüllendirilen adanın başka bir süsünü oluşturmaktadır.
Yel değirmenleri (ikisi 1588’de, üçüncüsü ise 1863’te inşa edildi) 1950 sonunda, bütün Avrupa’da olduğu gibi sanayi değirmenciliği, geleneksel üretimin yerini aldığı zaman kullanılmayan değirmenler viraneye dönüştü.

Denizden de görülen harabeye dönmüş değirmenler, Patmos’u seven İsviçreli yelkenci ve bankacı Charles Pictet’i duygulanladırdı. Kendi finansmanıyla ve Stavros Niarhos Kurumu’nun katkılarıyla, restorasyonu Yunan mimar Dafni Becket’e devretti ve farklı yerlerden gelen ama geleneğe aynı sevgi ve saygı duyan insanların işbirliğiyle restore edildi. Yerli gemi marangozundan sekizinci nesil olan Fransız değirmenciye, yelkenlerde uzman İsviçreliden Yunan ve Fransız mühendislere kadar herkesin amacı sadece geleneksel malzemelerle yapıtların restorasyonu değil, dinamik ve canlı vücutlar haline getirilmesiydi.
Bugün ilk değirmen, un değirmeni olarak işlemektedir. Amacı sadece ziyaretçilere un üretimi geleneksel teknolojisi görüntüsünü sunmak değil, uncu ve fırıncı mesleklerinin canlanması ve farklı ürünlerin üretimidir. İkinci yel değirmeninin işlevi su üretimidir.
Khora’nın değirmenleri adanın en önemli görülecek yeridir. Fakat ilk olarak canlı bir tarihi eserdir; Geçmişi, şimdiyi ve geleceği bağlayan bir köprüdür.

VAHİY KUTSAL MAĞARASI

Skala ve Khora arasındaki tepede yerleşmiş olan Vahiy Kutsal Mağarası sadece Patmos’un değil, bütün Hristiyanlığın odak noktalarından biridir. M.S. 95’te bu mağara, Efesos’ta Tanrı’nın sözünü ilan ettiği için, İmparator Domitianos tarafından cezalandırılan ve Patmos’ta sürülen İsa’nın en sevdiği öğrencisi, İoannis’in sığınağıydı. İoannis”in kendi ifadesine göre, zor zamanlarda sürgün ve yenilmiş biri veya siyasi tutuklu olarak değil, “manevi görevde” sürgün olarak ve Tanrı’nın Sözünü ve Özünü yaymaya devam ederek Patmos’a gelir.
Bu kitabın girişinde kendi İncil Yazarı “Ben İoannis, Tanrı’nın Vaazı ve İsa’nın tanıklığı için Patmos olarak ünlenen adaya geldim. Pazar günü Tanrı’nın Ruhunu duyarak vecde geldim ve boru gibi bir ses duydum: Göreceklerini kitaba yaz ve yedi kiliseye yolla […]” diye ifade etmektedir.

Sürgününde ve bu kutsal görevine öğrencisi, Prohoros eşlik eder. Hristiyan Geleneğe göre İoannis’in mağarada kaldığı sürede kaya yırtılmış ve Teslis’i simgelenen üç küçük yarığın içinden İoannis’a Vahiy Kutsal Kitabı’nı talimat veren Tanrı’nın sesi duyulmuş. İoannis’in 4. İncil’in yazılmasının da aynı yerde gerçekleşmesi muhtemeldir.
Tapınağın sağ tarafında Aziz İoannis Teolog’un kutsal tapınağının bulunduğu Vahiy Kutsal Mağarası bulunmaktadır. Mağara, Apokalipsi (Vahiy) adlı olan kurum kiliselerinin ve diğer binalarının bölümüdür.

Bugün Vahiy Kutsal Mağarası, ziyaretçinin Vahiy’in yazılması yerini görmesi, kayadakı üçlü yarığı dokunması, İoannis’in istirahat ettiği yeri işlemesi ve kalkması için tutulduğu kayadakı çukurlukları dokunmasının imkanı verildiği tapınma yerine biçimlendirilmiştir. Hatta, insan boyu uzunluğunda Prohors’un rahlesi yaratılmıştır.

Vahiy Mağarası ziyaretçinin sessizlik, dokunum, namaz ve içine doğmayla, güzelliğine ve Tanrı korkusuna eriştiği ve bu muhteşem Kutsal Mağara’nın doğurduğu görüntünün hazzını gözleriyle duyabildiği bir huşu yeridir.

Aziz İoannis Teolog Manastırı’yla birlikte 1999’da UNESCO tarafından Dünya Miras Eseri olarak ilan edildi.

“KALİKATSU” KAYASI

Efsaneye göre Kalikatsu Taşı, bir annenin gerçekleşen lanetidir. Bir kız,  koyun çok güzel denizi ile büyülenmiş ve dalmak istemiş. Kız o kadar ısrar etmiş ki annesi bu ısrarına çok öfkelenmiş ve izin vermemiş. Hiddetle ona ”Eğer gidersen, taş olursun” diye bağırmış. Ve öyle de olmuş.

Yerin adına gelince, Kalikatsu Thalassokoraka ‘daki (Phalacrocorax aristotelisdesmarestii), adalara sık sık verilen bir isimdir. Karabatak kuşunu andıran siyah deniz kuşuna da bu kayada yuva yaptığı için bu isim verilir.

Araştırmacılar Kalikatsu Kayası olarak bilinen taşın, gerçek arkeolojik alanda tarih öncesi zamandan tarihi zamana kadar (MÖ 1100-MS 4.yüzyıl) muhtemelen Afrodit’e adanmış, sürekli ibadete açık kutsal yer olarak varsaymaktadırlar. Oyma merdiven, mağara, adakların yerleştirilmesi için suni çukurlar ve oyuklar ve su depoları antik dini törenler için gerekli olan bütün bulgulardır. Arkeolog Pavlos Triantafillidis’in bölgesindeki buluntuları da bu teoriyi destekleme eğilimindedir, Yani taştan aletler ve yüzey seramiği geç dönem Bakır Çağı’nda (MÖ 1100) yerleşmelerin olduğunu kanıtlamaktadır.

Sıklıkla olduğu gibi antik tapınağın verileri inziva yerine dönüştürüldükten sonra Hristiyanlığın kurulması ile kullanımı değiştirdi ve rahipler MS 14.yüzyıla kadar var olan alanları keşiş kulübeleri olarak kullandılar.

Son olarak, jeolojik açıdan Kalikatsu Kayası’nın birçok volkanik kurşunun yapıştırılmasıyla oluşturulan (dört milyon yıl önce) bölgedeki volkanik faaliyet döneminden itibaren volkanik tabakalardan biri olduğu değerlendirilirken, şekli ise bazaldik lavdan oluşan malzemelerin birleşme yönteminden gelmektedir.

KASTELLİ ARKEOLOJİK ALANI

Kastelli’nin konumu, Apollon Tapınağı’nın temellerinin ve antik akropolün kalıntılarının korunduğu Patmos’un tartışmasız en önemli arkeolojik alanını oluşturmaktadır.
Doğal, çevreye hakim bir tepe olan KastelliSkala’nın batısında ve Khora’nın kuzeyinde yükselmektedir ve (Doğu’ya doğru) Skala’nın, Khora’nın (Güneybatıda) ve Merika’nın (Kuzey’e doğru) üç körfezine doğru kesintisiz bir manzara sunarken, ufukta ise kendi akropolünü inşa etmek için adanın eski sakinlerinin yer seçimini açıklayan etmenler ile Naksos ve İkaria adaları ün yapmıştır.

Bölgede bulunan koyu renkli volkanik cam ve çakmak camından yapılmış yüzey parçaları ve taş aletler (Nikolaidis Konağı’nda sergilenmektedirler). Bakır Çağı’ndan beri (MÖ 1600-1100) hali hazırda bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, Geometrik, Klasik ve Helenistik’ten Roma dönemine kadar olan bulgular , (MÖ 8.yy- MS 4.yy) bütün tarihsel dönem boyunca tepenin kullanımına tanıklık ediyor.

Bugün Kastelli’de Skala’dan çıkış sırasında gözle görünür olan ve (MÖ 4.yy’ın sonunda) Klasik dönemin sonuna tarihlendirilen etkileyici sağlamlaştırılmış kutsal kalıntılar korunmaktadır. Surdan büyük genişlikte ve yükseklikte sağlamlaştırılmış avludan önemli bölümler ve 3,5metreye ulaşan güneydoğu kulelerinin yıkıntıları ile dikdörtgen kuleler korunurken, kuzeybatıdaki kulede ise (temel sağlamlaştırmadan bağımsız görünen Aziz Konstantin’in küçük manastırından biraz daha yüksek) altı adımlı merdiven bölümüyle birlikte giriş kapısı korunmaktadır.

AZİZ İOANNİS TEOLOG KUTSAL MANASTIRI

1088’de Patmos, Bizans İmparatoru Aleksios 1. Komninos tarafından Aziz İoannis şerefine bir Manastır kurması ve bu şekilde adanın kaderini ilkelere bağlaması için Vitinyalı yetenekli ve eğitimli bir keşiş olan Osios Christodulos Latrinos’a devretti.

Khora’nın tepesinde inşa edilmiş Manastır bütün adada hükmetmekte ve Bizans Kalesini hatırlatmaktadır. Arkeolojik buluntular, Artemida eski tapınağının yerinde inşa edilmiş olduğunu göstermektedir. 11. yüzyılın sonundan 17. yüzyıla kadar tarihlendirilen düzensiz dikdörtgen savunma avlusundan çevrilmektedir, Bizans döneminden ise, Katholiko, kutsal masa ve keşiş odaları tutulmaktadır.

11. yüzyılda Katholiko inşa edildi ve 12. yüzyıl boyunca Panagia ve Osios Christodulos küçük kiliseleri eklendi. Katholik’in güney tarafında bulunan Panagia küçük kilisesindeki resim döşeme 12. yüzyıl sonundan tarihlendirilmekte, aynı dönemde ise Katholik’in batı tarafında bulunan Manastır’ın kutsal masası çizildi.

Keşiş odaları, savunma avlusunun güney tarafında bulunmaktadır. Manastır’da Bizans sonraki yıllara ait küçük kiliseleri de vardır: Aziz Vasilios, Aziz Nikolaos, Kutsal Haç, Prodrom, Aziz Apostoloi (1603). Manastır’ın avlusunun dışında iki tane daha da vardır: Αziz Georgios ve Aziz Unufrios (1611).

Manastır’ın zengin kütüphanesi ve terekeleri koleksiyonu çok ünlüdür. En önemli örnekleri, çok büyük değeri olan eserler, sanat ve eğitim değeri olan işleme eşyaları ve kap kacaklar içerleyen kilise dolabında bulunmaktadır.


Ziyaretçilere eşsiz bir tecrübe sunabilen çeşitli yerel ürünleri, tarifleri ve yiyecekleri içeren Patmos’un gastronomi zenginliği tükenmezdir.
Patmos’un sunduğu lezzetli yiyeceklerden bazıları, yerel sebze, meyve, yerel peynir tadı olan Patmos’un (turta şekli) börekleri, dolma kalamarlar, çiçek suyu, mis kokulu ekmek ve ballı ya da pudra şekerli olan “pugi” olarak ünlenen tatlıdır.
Adanın tavernaları ve lokantalarında, ziyaretçilere hem geleneksel ev tarifleri hem de taze balık ve elle yapılmış tatlılar deneme imkanı sunulmaktadır, hatta adanın pastanelerinde bu lezzet hazinelerden bazıları bulunmaktadır.
Son günlerde Patmos’un iş adamları Yunanistan Oteller Odası’nın işbirliğiyle, yerel gastronomiye gösterilen önemin büyüklüğünü ispat ederek, Patmos’un Örnek Yunan Kahvaltısını sundular, 8 yıldır ise Patmos gastronomisini yükselten Lezzet ve Gelenek Festivali düzenlenmektedir.

Aktiviteler

Patmos'ta Paskalya

Bu büyülü tercübe, adanın kiliselerinde dindaşlara hurma yapraklarından bazen haç bazen de balık biçimli nakışa benzeyen yapıtların paylaşıldığı Paskalya’dan bir önceki Pazar’da başlar.

Büyük Çarşamba gününde adanın yerlileri ve ziyaretçileri, ruhsal ve bedensel tedavi amacıyla papazın kutsama yağını “sürmesi” için kilise bölgelerine gelir.

Büyük Perşembe gününde dikkatımızı ve heyecanımızı çeken sabah Khora’da vizans geleneklere göre yer alan “Niptiros” özel törenidir. Bu olay sadece Patmos ve Kudüs’te gerçekleştirilir.

Panayırlar

Meryem Panayırı, 23 Ağustos’ta, Arkii adası'nda yapılır. Yemek, şarap, canlı müzik ve danslarla sabaha kadar sürer.

27 Temmuzda Hiliomidi adasında Aziz Panteleimonas kutlanmaktadır. Hiliomidi’ye Skala’dan sandallarla geçilir.

Meryemana’nın Vefat ettiği 15 Ağustos'ta geleneksel eğlencelerle Geranos Panagiası panayırı gerçekleştirilir. Hanımlar yemek pişirip, ziyaretçilerine sunarlar.

24 Εylülde Agia Thekla Osiapostolos kutlanmaktadır. Önceki gün sabah sandallarla ulaşılır.

Gece Hayatı

Genellikle ziyaretçilerin içkilerin ve kokteyllerin tadını çıkarabildiği sakin barlarla Khora’nın pitoresk sokakları ve merkez meydanında başlamaktadır.
Adanın gece hayatı, hem sakin barlar hem sabaha kadar eğlenme imkanı sunan ve daha yüksek müzikli barları olan Skala limanında doruğa ulaşmaktadır.

Seçimler çok ve her biri farklıdır. Bu yüzden Patmos bu alanda da ziyaretçilerinin bütün zevklerini tatmin edebilmektedir. Skala’da kesinlikle size hoş vakit geçirtecek yaz geceleri anıları sunacak bir yer bulabileceksiniz.